Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/3098 E. , 2025/11448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/281 E., 2023/51 K. SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması ve alıkonması HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme, davanın reddi TEBLİĞNAME
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/3098 E. , 2025/11448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/281 E., 2023/51 K. SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması ve alıkonması HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme, davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret Yapılan ön inceleme neticesinde; 5235 sayılı Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, dosyanın önceden sanık ...'ye atılı fuhuş, sanık ...'a atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması ve alıkonması, sanık ...'a atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş, çocuğun kaçırılması ve alıkonması ile insan ticareti, sanık ... ile ...'e atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ...'e atılı reşit olmayan ile cinsel ilişki suçları yönünden kurulan hükümlerin öncesinde Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi gereğince bu sanıklar hakkında söz konusu suçlara dair kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Katılan ...'in, hüküm tarihinde on sekiz yaşını bitirmesi nedeniyle velayet hakkı sona eren katılanlar ... ile ...'ın buna bağlı katılan sıfatlarının da hükümsüz hale gelmesinden dolayı verilen kararı temyiz haklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ... ile ... hakkında fuhuş suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık ...'un fuhuş suçundan cezalandırılmasına karar verilirken, aynı suç nedeniyle sanık ... hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ...'in temyiz istemi, sanık ...'in atılı suç nedeniyle cezalandırılması, sanık ...'un da daha ağır bir cezaya mahkum edilmesi gerektiğine yöneliktir. 2.Sanık ... ile müdafiinin temyiz istemleri, sanığın, katılanı tanımadığına, atılı fuhuş suçunu işlemediğine, mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine, yetersiz gerekçeyle karar verildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat aksi halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, asgari sınırdan temel cezanın tayin edilmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilmediğine, lehine olabilecek diğer hükümlerinde sanık hakkında uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkındaki Fuhuş Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde ölüm nedeniyle verilen düşme kararına yönelik Mahkemenin gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, ileri sürülen temyiz sebepleri de yerinde bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkındaki Fuhuş Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre aşağıda belirtilenler dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında atılı suçlamayı tutarlı bir biçimde inkar etmesi, diğer sanıkların da, sanık hakkında suçlayıcı bir beyanlarının olmaması, katılanın kardeşi ...'in, 05.08.2008, 21.01.2009, 27.02.2009 tarihlerinde vekilleri huzurunda verdiği kolluk ifadeleri ile 20.10.2008 tarihli mahkeme ifadesinde, sanığın fuhuş eylemine dair bir anlatıma yer vermemesi, katılan ...'in de süreç içinde verdiği bazı ifadelerinde sanığın, kendisine yönelik fuhuş eyleminden söz etmiş olmasına karşın, vekili huzurunda verdiği 10.10.2008, 09.01.2009, 27.02.2009 tarihli kolluk ifadeleri ile 20.10.2008 tarihli mahkeme ifadesinde, sanığın fuhşuna yönelik bir anlatıma yer vermeyerek ifadeleri arasında çelişkiye düşmesi, katılan ile kardeşinin kaçırıldıklarının iddia edilmesinden sonraki süreçte sanığın, suçun diğer failleri ile birlikte kimlikleri tespit edilemeyen farklı kişiler ile telefon görüşmeleri yapmış olmasının, görüşmelerin içeriğinin tespit edilmemiş olması nedeniyle atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yeterli delil niteliğinde olmadığı, kaldı ki günlük hayatta kişilerin tanımadıkları kişilerle telefon görüşmeleri yapmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum teşkil etmediği, katılan ile kardeşinin, zorla evlerinden kaçırıldıklarına yönelik beyanlarına mahkemece itibar edilmeyerek verilen beraat kararlarının kesinleşmiş olmasının, katılan ile kardeşinin iddia ve beyanlarına ... noktasında ciddi bir şüphe uyandırması karşısında, sanığın, katılan ...'e yönelik fuhuş suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı halde somut deliller ile desteklenmeyen ve çelişkiler içeren katılan ile kardeşinin ifadelerine itibar edilerek yerinde olmayan gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ...'ye Atılı Fuhuş, sanık ...'a Atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonması, sanık ...'a Atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Fuhuş, Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonması ile İnsan Ticareti, sanık ... ile ...'e Atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, sanık ...'e Atılı Reşit Olmayan ile Cinsel İlişki Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5235 sayılı Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlaması, sanıklar hakkında 16.02.2023 tarihinde ilk kez hüküm kurulması ve dosyanın daha önceden adı geçen sanıklar yönünden Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, karar tarihi itibariyle hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılanlar ... ile ...'in, Sanıklar ... ile ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar ... ile ...'in temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... ve müdafii ile katılan ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.