Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/5524 E. , 2025/15085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1105 E., 2020/2364 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/5524 E. , 2025/15085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1105 E., 2020/2364 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hüküm kaldırılarak aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmasına yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosya içerisinde bulunmadığı gibi UYAP kayıtlarından da tespit edilemediği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilemediği, UYAP üzerinden hazırlanan tebligatın bildirildiği en son adresi ile aynı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca hazırlanması gerekirken, doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca hazırlandığının tespit edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının olduğu anlaşıldığından, sanığın 14.11.2012 tarihli savunmasına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.