İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/6302 Karar: 2025/15228 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/6302 K.2025/15228

4. Ceza Dairesi 2025/6302 E. , 2025/15228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1078 E., 2021/1458 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 62/1 ve

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/6302 E. , 2025/15228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1078 E., 2021/1458 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 62/1 ve

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/6302 E. , 2025/15228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1078 E., 2021/1458 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/829 esas, 2017/777 sayılı kararının 13.12.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 15.08.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 125/2-1, 62/1, ve 52/2-4. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/1078 esas, 2021/1458 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2025 gün ve 2025/65277 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde talimat yoluyla alınan 26.02.2016 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmaması karşısında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçundan açılan kamu davasının, anılan Kanun'un 73/4 ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1.maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; mağdurun 26.02.2016 tarihli ifadesinde şikayetçi olmağını beyan ettiği sanığa ise şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/2-1 maddeleri uyarınca hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği, dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davaların düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/1078 esas, 2021/1458 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; "Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, Kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla