İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/8034 Karar: 2025/18890 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/8034 K.2025/18890

4. Ceza Dairesi 2025/8034 E. , 2025/18890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/805 D. İş SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/8034 E. , 2025/18890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/805 D. İş SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/8034 E. , 2025/18890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/805 D. İş SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/12/2023 tarihli ve 2023/147547 soruşturma, 2023/163717 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/01/2024 tarihli ve 2024/805 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 gün ve 2024/35801 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin şikâyet dilekçesinde özetle, şüphelinin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlarda bulunarak hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit, şantaj, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, kişilerin huzur ve sükununu bozma, şirket veya kooperatiflerle ilgili yanlış beyanda bulunma suçlarını işlediğinin iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin suça konu sözlerinin kaba söz ve eleştiri niteliğinden olduğundan bahisle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı ve iftira suçu yönünden şüphelinin eyleminin şikayet hakkı kapsamında olduğu ve suçun manevi unsurunun oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekiler vekilinin 06/07/2023 havale tarihli dilekçesi ile şüpheli hakkında yukarıda belirtildiği üzere bir çok suç isnadında bulunduğu ancak şüphelinin hangi sözlerle üzerine atılı suçları işlediğinin şikayet dilekçesinde belirtilmediği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/12/2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde de hakaret ve iftira suçları yönünden şüphelinin hangi eylem ve sözlerinin suçları oluşturmadığının gösterilmediği gibi hakaret ve iftira suçları dışında kalan diğer suçlar yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, hakaret ve iftira suçları dışında kalan suçlarla ilgili şüphelinin eylemlerinin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre değerlendirme yapılması, şüphelinin ...isimli hesapları dışında diğer hesapların kendisine ait olmadığını savunması karşısında, gerekirse diğer hesapların şüpheliye ait olup olmadığının araştırılması, şüphelinin paylaşımlarının tespit edilmesine ilişkin Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/160 değişik iş sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, dosya kapsamında yer alan ''Terbiyesizler.., beceriksiz oğlan'' sözlerinin 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu, ''Kendiniz ettiniz kendiniz bulacaksınız,.... tüm kirli yüzünüzü çıkaracağım'' sözlerinin aynı Kanun'un 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturabileceği gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin 2. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde; "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler", aynı Kanun'un 172/1. maddesinde ise; "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 5271 sayıl Kanun'un “Soruşturma” başlıklı ikinci kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172/3. maddesinde; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. İncelenen dosyada; şikayetçiler vekilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunarak, müvekkillerine yönelik olarak şüpheli tarafından yapılan paylaşımlarla ilgili olarak hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit, şantaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından şikayetçi olduğu, şüphelinin paylaşımlarını da dilekçesine eklediği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada suça konu sözlerin kaba söz ve eleştiri niteliğinden olduğundan bahisle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı ve iftira suçu yönünden şüphelinin eyleminin şikayet hakkı kapsamında olduğu ve suçun manevi unsurunun oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin hangi söz ve eylemlerinin üzerine atılı suçları oluşturmadığının gösterilmediği, hakaret ve iftira suçları dışında kalan suçlarla ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, şüphelinin ifadesinde ...isimli hesapları dışında diğer hesapların kendisine ait olmadığını savunması karşısında, gerekirse diğer hesapların şüpheliye ait olup olmadığının araştırılması karşısında, yapılacak incelemenin sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.01.2024 tarihli ve 2024/805 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla