Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2026/609 E. , 2026/5118 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/754 E., 2024/395 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2026/609 E. , 2026/5118 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/754 E., 2024/395 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanıkların hakaret suçundan cezalandırılmalarına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.01.2026 tarih ve 2025/152357 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/4372 esas, 2017/13189 karar sayılı ilamında yer alan "...sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, kesinleşen kararla mahkum olduğunun belirlenip ihbarda bulunulması üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak yapılan 14/12/2016 tarihli sanığın da hazır olduğu duruşmada, mağdur ....’nın şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda katılanın vekilinin karar tarihinden önce 01.09.2022 tarihli dilekçe ile şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmekle, bu kapsamda 5237 sayılı Kanunun 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri hususunun sanıklardan sorulup, sonucuna göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1.maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; mağdurun 01.09.2022 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçtiği, sanık ...’in 31.10.2022 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini beyan ettiği, sanık ...’ya ise şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık ... hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanık ...’nın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği, dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan hakaret suçundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle sanıklar hakkında hakaret suçundan açılan davaların düşmesine karar verilmesi gerektiğinden, karar hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanıklar hakkında hakaret suçuna ilişkin İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2022/754 Esas, 2024/395 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesine göre, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; “Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, Sanıklar hakkında hakaret suçundan açılan kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.