Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2009/13261 E. , 2012/9640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcbar suretiyle irtikap HÜKÜM : 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanm
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2009/13261 E. , 2012/9640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcbar suretiyle irtikap HÜKÜM : 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 11/12/2007 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde trafik polisi olarak görev yapan ve Samsun Yolu üzerinde ekip amir vekili olarak görevlendirilen sanığın, aynı yolda kendi aracıyla gitmekte olan müştekiyi durdurarak, emniyet kemerinin takılı olmadığından bahisle ceza yazacağını ancak 20 TL vermesi halinde herhangi bir işlem yapmayacağını söylediği, müştekinin kendisine ceza yazılmasını söylemesine rağmen sanığın müştekiden para istemeye devam ettiği, olayın başlangıcında cep telefonunun kamerasını açmış olmasına güvenen müştekinin de sanığın teklifini kabul etmiş görünerek 20,00 TL'yi sanığa teslim ettiği, olaydan sonra 155 hattını arayan şikayetçinin sanık hakkında şikayetçi olduğu hususlarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın, suç tarihinde yürürlükte bulunan 250/1. maddesindeki düzenlemeye göre; cebri irtikap suçunun oluşması için kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar etmesinin gerektiği, somut olayda ise sanığın, kanunun öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurunun oluşmadığı, sanığın görevinin gereklerine aykırı olarak emniyet kemerini takmayan müşteki hakkında cezai işlem yapmamak suretiyle, yapması gereken bir işi yapmamak için para istemesi ve müştekinin sanıkla anlaşmış görünerek 20,00 TL parayı sanığa vermesi şeklindeki eylemin, hukuki niteliği itibariyle rüşvet almaya teşebbüs suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, eylemin hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile TCK'nın 252. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.