İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2010/11584 Karar: 2012/13021 Tarih: 2012

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11584 K.2012/13021

5. Ceza Dairesi 2010/11584 E. , 2012/13021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcbar suretiyle irtikaba teşebbüs etmek HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek yap

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2010/11584 E. , 2012/13021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcbar suretiyle irtikaba teşebbüs etmek HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek yap

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2010/11584 E. , 2012/13021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcbar suretiyle irtikaba teşebbüs etmek HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Suç tarihi itibariyle rüşvet suçu bir kamu görevlisinin görevlerinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıyla oluşacak ve ayrıca bu suçta her iki tarafın da gayri meşru zemin içinde bulunmaları gerekecek, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda rüşvet suçu meydana gelecektir. İcbar suretiyle irtikap suçu ise; kamu görevlisinin sıfat ve görevini kötüye kullanarak kişiyi tazyik etmesi ile başlayıp, bu sıkıştırma karşısında mağdurun da memurun haksız işlemlerini önlemek zorunluluğunu duyarak ona menfaat temin ve vaat etmesi ile oluşur. Kamu görevlisi açıkladığı istekler yerine getirilmezse mağdurun işini yapmayacağını söylemek suretiyle onu manevi cebir altında bulundurmaktadır. Böyle haksız bir durumla karşılaşan ve haklı işinin kamu görevlisi tarafından yapılmayacağı veya geciktirileceği ya da haksız bir muameleye maruz kalacağı endişesine kapılan mağdur belli bir şiddete ulaşmış olan bu manevi cebrin etkisiyle ve hakkını elde etmek zorunluluğu karşısında haksız olarak istendiğini bildiği parayı ve sair menfaatleri kamu görevlisine vermekte ya da vaat etmektedir. Burada mağdur meşru zeminde bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklama ışığında dava konusu olay değerlendirildiğinde; Suç tarihinde Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı ... İşletme Müdürlüğünde sözleşmeli başteknisyen olarak görev yapan sanığın 5325835 no'lu sayacı katılanın talebi üzerine yenisiyle değiştirdikten sonra katılana 300,00 TL vermezse sayaç üzerinde oynama yaparak ceza almasını sağlayacağını söylediği, Sayaç Ayar Tamir Bakım Başmühendisliğine gönderilmek üzere 17/09/2007 tarihli Sayaç Muayene ve Sonuç Formunun ilgili bölümünün sanık tarafından doldurulduğu, 17/09/2007 tarihinde katılanın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiği ve 18/09/2007 tarihinde kolluk görevlileri tarafından fotokopisi alınmış 7 adet 20 Amerikan Doları olmak üzere toplam 140 Amerikan dolarını sanığa verdikten sonra sanığın üzerinde paralarla birlikte yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğünün 05/10/2007 tarihli muayene raporunda sayaç camının darbe neticesinde yapıştırıcıdan atmış olduğu daha sonra dışardan yapıştırıldığı ancak sayacın içine müdahale edilmediğinin belirtilmesi de dikkate alındığında icbar suretiyle irtikap suçunun yasal unsurunun oluştuğu anlaşılmakla yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken meydana gelen zarar da nazara alınarak asgari hadden uygulama yapılmasına rağmen TCK'nın 35/2. maddesinden teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sadece "takdiren" denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak sanık aleyhine olacak şekilde 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle çelişkiye neden olunması, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 86. maddesi ile TCK'nın 250/1. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla