İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2021/10744 Karar: 2025/14078 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10744 K.2025/14078

5. Ceza Dairesi 2021/10744 E. , 2025/14078 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/226 Esas, 2015/231 Karar HÜKÜMLER : a)Suç işlemek amacı ile örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından tüm sanıklar hakkında beraat, b)Sanık ... hakkı

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2021/10744 E. , 2025/14078 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/226 Esas, 2015/231 Karar HÜKÜMLER : a)Suç işlemek amacı ile örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından tüm sanıklar hakkında beraat, b)Sanık ... hakkı

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2021/10744 E. , 2025/14078 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/226 Esas, 2015/231 Karar HÜKÜMLER : a)Suç işlemek amacı ile örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından tüm sanıklar hakkında beraat, b)Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan beraat, c)Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine, ç)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, d)Sanıklardan ...'un üzerine atılı rüşvet alma, ...'in üzerine atılı zimmet isnatlarının irtikap suçu kapsamında kaldığı kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına, her iki sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet, e)Sanıklardan ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, ... ve ... hakkında aynı suçtan açılan kamu davalarının reddine, f)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle ..nin ve .. .. Bakanlığının sanıklar hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma suçlarından ayrıca ..nin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği .. .. Bakanlığının rüşvet verme suçlarından doğrudan zarar görmedikleri bu itibarla bu suçlar yönünden kamu davalarına katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı Hazine yönünden verilen usulsüz katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet, irtikap, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan .. .. Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca ihaleye fesat karıştırma, zimmet, irtikap ve rüşvet alma suçları yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları yönünden temyiz hakkının bulunduğu gözetilerek, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin rüşvet alma ve rüşvet verme, zimmet suçlarından kurulan beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere, ... vekilinin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, rüşvet alma, ihaleye fesat karıştırma, zimmet, irtikap ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan düşme, davanın reddi, beraat, mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere, O yer Cumhuriyet savcısının kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)Sanıklardan ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair hüküm ile ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan beraat, ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında zimmet suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına, ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davaların reddi, ..., ..., ... ve ... hakkında icbar suretiye irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yüklenen irtikap suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar denilmek suretiyle de yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (14) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın "5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle irtikap suçunu işleyen sanıkların aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere aynı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle yasaklanmalarına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat, davanın reddi, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, 2)Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davaya konu ihaleler nedeniyle kamu zararı oluşmadığı nazara alındığında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun ve sanık ...'ya isnat olunan 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun, söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 18.06.2008 ile inceleme tarihi arasında ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 3)Sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç sayısı, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezasının belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle hukuki statüsü, hakkındaki mahkumiyet kararları onanan sanıklardan farklı olan sanık hakkında temel ceza alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar denilmek suretiyle de yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla