Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2022/7370 E. , 2026/5152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2207 Esas, 2020/2414 Karar SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararla
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2022/7370 E. , 2026/5152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2207 Esas, 2020/2414 Karar SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Sanık hakkındaki sonuç cezaları artırmamakla birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden İlk Derece Mahkemesince sınırlı olarak yapılan uygulamanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklama şeklinde sanık aleyhine uygulamalar yapılan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2016/149 Esas, 2019/257 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1, 248/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. maddesi gereğince hak yoksunluklarına, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafii, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2020/2414 sayılı Kararı ile vekalet ücreti yönünden ve İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında her iki suç bakımından hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi kapsamında sınırlı uygulama yapılan hükümlerin aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki tüm hak ve yetkileri kapsar mahiyette düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yasaların aradığı şartlara göre sanığın mutemet ya da harcama yetkilisi olarak görevlendirilemeyeceğine, sanığa kurum parası üzerinde tasarrufta bulunma veya bankalara ödeme talimatı verme görevinin yasal olarak tevdi edilemeyeceğine, bilirkişi raporlarında mükerrer ödemeler için ödeme emri ekindeki evrakların arşivden alındığının belirtilmesine rağmen arşiv görevlisinin kim olduğu ile bu evrakların arşiv görevlisinin bilgisi dışında sanık tarafından nasıl ele geçirildiğinin açıklığa kavuşturulmadığına ve tahakkuka esas evrakların sahte olmadığının tespit edildiğine, sanığın gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi veya muhasebe yetkilisi olmadığına, bazı evrakların mükerrer düzenlendiği iddia olunsa da ödeme listelerinin bir bütün olduğuna, bu listelere göre sanık dışında başka kişilerin de para aldığına, bu hatalı ödemelerin yoğun iş temposundan kaynaklandığına, müdür ... adına sanık tarafından atılan imzaların da müdürün bilgisi dahilinde atıldığına, paraların kurum hesabına yatması aşamasına kadar herhangi bir usulsüzlük bulunmadığına, sadece ödeme listelerinin bankaya gönderilmesi aşamasında bir usulsüzlük bulunduğuna, bu nedenle eylemin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı değil ilgili bankaya karşı gerçekleştirildiğine ve sanığın eylemlerinin özel belgede sahtecilik ile güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturabileceğine, eksik araştırmayla hüküm tesis edildiğine, sanığın zimmet suçundan beraatine hükmedilmesi gerektiğine, nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulmasının yerinde olmadığına, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 247/3. maddesinin uygulanmadığına, usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin açıklanan nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen sahtecilik eylemlerine konu belgelerin bir kısmının görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgelerden olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, suç vasfının bu şekilde kabulü karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sonuç itibarıyla doğru bulunmuştur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Trabzon Kadastro Müdürlüğünde 20 13... tarihleri arasında gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapan sanığın, kurum personeline ödenmesi gereken özel hizmet, kadastro ve arazi tazminatları ile yurt içi geçici görev yolluğu ve yol ücret ödemelerini geç ödeyerek kendi hesaplarına aktardığı, diğer taraftan personelden gelen yakınmalar üzerine bu tutarları kapatabilmek için bu defa yol ücreti ve yolluk ödemelerinde, usul dahilinde düzenlenmiş ödeme emri belgelerinin ekindeki yurt içi geçici görev yolluk bildirimlerinin kadastro müdürlüğünde arşivlenmesi gereken nüshalarını mükerrer kullanarak bunlara ödeme emri belgesiyle gerekli diğer belgeleri düzenleyip muhasebe ve harcama yetkililerine de imzalatmak suretiyle mükerrer tahakkuk oluşturup defterdarlık muhasebe birimlerinin kontrolünden de geçirtmesinden sonra karşılığına denk gelen paraları Trabzon Defterdarlığınca hazinenin hesabının bulunduğu banka aracılığıyla müdürlüğün anlaşmalı banka hesabına yatırılmasını sağladığı ayrıca kadastro müdürü olan temyiz dışı sanık ...'nun imzasını içeren banka ödeme talimat yazılarında bu şahsın imzasını taklit edip onun yerine imza atarak ve bazen de bu evraklarda İrfan'ın imzasının yanı sıra kendi ismini de ekleyip imzalayarak müdürlüğe ait banka hesabından kendisinin ve başkaca şahısların hesaplarına para aktarmak suretiyle toplam 267.790,78 TL'yi uhdesine geçirdiği kabulüyle zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de sanığın kendisine yasal olarak tevdi edilen ve müdürlük personeline ödenmesi gereken tutarları mal edinme eylemlerinin zimmet, personele tahakkuk ettirilmemesi gereken veya mükerrer tahakkuk yapılmak suretiyle ya da düzenleme yetkisi bulunmadığı halde banka ödeme talimat yazılarında yetkili müdürün imzasının taklit edilmesi suretiyle gerçekleştirdiği mal edinme eylemlerinin ise yasal tevdi unsurunun olmaması sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı nazara alınarak, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip anılan suçların oluşumu ve nitelikleri ile bu suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 61, 168, 2 48... . maddelerinin uygulanmasına etkisi bakımından iddianameye konu eylemlerin açıklanan gerçekleştirme şekillerine göre tek tek irdelenip mal edinilen tutarların kesin ve her bir suç için ayrı ayrı saptanması, bu kapsamda yapılacak tespit sonucunda zimmet ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin Kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, "üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla" TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, "üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla" BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi gereği Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İlk derece mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezaların 5 yıldan az olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğunun da ilk derece mahkemesi kararında "memuriyet görevi yapmaktan yasaklanmasına" şeklinde yer aldığı, bu sınırlı uygulamanın bölge adliye mahkemesince "TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" şeklinde genişletilmesinin hükmü temyizi kabil hale getirmeyeceği, zira hak yoksunluğunun ilk kez bölge adliye mahkemesince uygulanmadığı, hak yoksunluğunu da içeren 5 yıldan az hapis cezasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın temyiz incelemesine tabi olduğu yönündeki görüşene katılmıyorum.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.