Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2023/10575 E. , 2025/10076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/315 Esas, 2023/289 Karar SUÇLAR : Sanık ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme, sanıklar , ...,ve ... hakkında rüşvet verme, sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında ....'ndan rü
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2023/10575 E. , 2025/10076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/315 Esas, 2023/289 Karar SUÇLAR : Sanık ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme, sanıklar , ...,ve ... hakkında rüşvet verme, sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında ....'ndan rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile düşme, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan beraat, sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Başvurularının kapsamına göre katılanlar MTA Genel Müdürlüğü ve Hazine vekillerinin temyiz istemlerinin düşme ve beraat hükümlerine, ayrıca Hazine vekilinin mahkumiyet hükmüne yönelik vekalet ücretine hasren, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1-Sanıklar ... ,...., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık .... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında, rüşvet anlaşmasına konu edilen maden sahasının denetimi sonucunda herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından, rüşvet alma ve rüşvet verme suçları ile ilgili olarak sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanık ...'a yüklenen rüşvet alma isnadının suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık...'na yüklenen rüşvet verme eyleminin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme olacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 27.08.2007 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, keza sanıklar ..., ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 252/1. maddesinde düzenlenen rüşvet verme suçunun da cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-d maddesinde belirtilen 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu suç için zamanaşımını kesen son işlem olan 17.09.2008, 22.10.20 08... .10.2008 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2- Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ...'nın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmişse de, sanığa isnat olunan eylemin sübutu halinde 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu nedenle düşme hükmünün sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında ....'ndan rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile kurulan düşme hükmü eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve MTA Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 9. bendinden sonra gelmek üzere "Katılan ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan alınarak adı geçen katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.