İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2023/5589 Karar: 2023/12170 Tarih: 2023

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/5589 K.2023/12170

5. Ceza Dairesi 2023/5589 E. , 2023/12170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/327 Esas, 2023/32 Karar SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet, özel belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi bel

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2023/5589 E. , 2023/12170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/327 Esas, 2023/32 Karar SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet, özel belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi bel

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2023/5589 E. , 2023/12170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/327 Esas, 2023/32 Karar SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet, özel belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından beraat, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 3. olay) suçundan düşme, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 1. olay) suçundan mahkûmiyet, diğer sanıklar hakkında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/327 Esas, 2023/32 sayılı Kararının katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanık ...'e isnat edilen 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçu dışındaki suçlardan Hazinenin, sanık ...'e isnat edilen görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 3. olay) suçundan ise İçişleri Bakanlığının doğrudan zarar görmediği, anılan kurumların belirtilen suçlar yönünden açılan kamu davalarında katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı ve mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. Sanıklardan ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet, sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 1. olay) suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan Hazine vekilinin, sanık ... hakkında 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat, katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat, sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerini vekalet ücretine hasren, sanıklar ... ve ... müdafileri ile ...'in ise sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince yukarıda belirtilen hususlar dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2014 tarihli ve 2014/5833 Esas, 2013/3485 Soruşturma, 2014/703 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 3628 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca cezalandırılması, diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, tüm sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2014/521 Esas, 2016/258 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 3628 sayılı Kanun'un 12 nci ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 1. olay) suçundan beraatine, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 3. olay) suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Bahse konu hükümlerin sanıklar ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2021 tarihli ve 2017/2415 Esas, 2021/3959 sayılı Kararı ile sanık ... ile diğer sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı sahtecilik suçlarının unsurları itibarıyla oluşmayacağı, sanık ...'in; iddianamede 1. iddia olarak anlatılan; Soma Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği (KHGB) tarafından Soma ilçesindeki vatandaşlara satılmak üzere ... Linyit İşletmesinden (ELİ) satın alınan kömürün vatandaşlara sattığı bedelden daha ucuza tüccarlara ve özellikle sanık ...'ye satılması sürecindeki eylemleri ile iddianamede 3 numaralı eylem olarak anlatılan; ... isimli kişinin satışını yaptığı iş yeri niteliğindeki taşınmazının 3091 sayılı Yasa hükümleri gereğince tahliyesini sağlamaya ilişkin oluşa uygun sübutu kabul edilen eylemlerinin zincirleme olarak görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin ise tek görevi kötüye kullanma suçuna iştirak niteliğinde olduğu değerlendirilerek hükme varılması gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç niteliğinde yanılgıya düşülerek 1 numaralı eylemden beraat, 3 numaralı eylemden ve sahtecilik fiillerinden mahkumiyet hükümleri kurulması, iddianamede 6 numaralı eylem olarak anlatılan; Soma Kaymakamı olarak görev yaptığı sırada, mal varlığındaki artış ve azalışlar hakkında gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunduğu iddiasına ilişkin olarak da; suç tarihinin malların edinim tarihleri olacağı da gözetilerek, sanık, eşi ve çocuklarına ait maaş, emekli ikramiyesi, hisse senetleri, hazine bonosu, döviz, ziynet eşyası, gayrimenkul (arsa, tarla ve daireler), banka hesapları, otomobil ve kira gelirleri gibi mal varlıklarının edinim tarihlerinin ve ne şekilde edinildiklerinin tespiti, mal varlıklarındaki aktif ve pasiflerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla dosyanın tüm ekleriyle birlikte konusunda uzman bilirkişi heyetine incelettirilip, gelirleri ile giderleri denetime imkan verecek şekilde karşılaştırılarak edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması, sanık ... hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/327 Esas, 2023/32 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 1. olay) suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereği cezasının ertelenmesine, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından beraatine, görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 3. olay) suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi ve 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkındaki cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında her tür şüpheden uzak, yeterli, kesin inandırıcı, somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, belediye hoparlöründen, yerel gazetelerde yapılan ilanlarla KHGB tarafından kömür satıldığının halka duyurulması üzerine ticari amaçla kömür almak için gerekli başvuruyu yaparak toptan kömür satın aldığına, kömürün kendisine halka satılandan farklı bir fiyata ... olabileceğini düşünemediğine ve bunu bilebilecek durumda da olmadığına, azmettiren sıfatıyla suça iştirak etmesinin mümkün olmadığına, teşdit gerekçesinin yeterli olmadığına, B.Sanık ...'in temyiz istemi; cezanın teşdiden verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mahkemece olayın tahlili yapılmadan karar verildiğine, kişilere menfaat sağlandığı hususunda somut veriler ortaya konulmadığına, kamu zararı oluşmadığına, mahkemece kamu zararının ne olduğunun açıklanmadığına, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilerek alınacak rapora göre kamu zararı oluşup oluşmadığı, kişilere haksız menfaat sağlanıp sağlanmadığı tespit edilmeden hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, C.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın görevi kötüye kullanma suçuna azmettiren sıfatıyla iştirak etmediğine, eylemlerinin ticari amaçlı olduğuna, mahkumiyet kararının yasaya aykırı olduğuna, Ç.Katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; bozma sonrasında davadan haberdar edilmediklerine, sanık ... hakkındaki beraat ve düşme kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamına ve tanık beyanlarına göre sanık ...'in atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, mahkumiyet hükümleri bakımından vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Soma Kaymakamı olarak görev yapan sanık ...'in, Soma Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından Soma ilçesindeki vatandaşlara satılmak üzere Ege Linyit İşletmesinden (ELİ) satın alınan kömürü vatandaşlara sattığı bedelden daha ucuza diğer sanıklara satmak, diğer sanıkların da ...'in eylemine azmettiren sıfatıyla iştirak etmek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına, ...'in kömür satışlarıyla ilgili halka ilan yapılmadığı halde Soma Belediyesi ve Soma Hükümet Konağında ilan yapılmış gibi sahte ilan tutanakları düzenlettirdiği, ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'ın da ön inceleme sırasında eski tarihli talep dilekçeleri sundukları, bu kapsamda ...'in kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve özel belgede sahtecilik suçlarını, diğer sanıkların ise özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, bilgilerine başvurulan ..., ... ve diğer tanıkların beyanlarından kömür satışına ilişkin KHGB'den gelen sözlü ilan taleplerinin zaman zaman belediyeye ait hoparlörden anons edildiği, bu satışlara yerel gazete ve haberlerde yer verildiği, ayrıca sanıklar ..., ... ve ...'e ait dilekçelerin kömür alımına ilişkin talep dilekçeleri olup Köylere Hizmet Götürme Birliğinin kömür satışına ilişkin yaptığı idari tasarrufa etki etmeyen belgelerden olduğu kabul edilerek atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmayacağı gerekçesiyle beraatlerine, sanık ...'in Soma Kaymakamı olarak görev yaptığı sırada, mal varlığındaki artış ve azalışlar hakkında gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunduğundan bahisle açılan kamu davasında, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu nazara alındığında, gerçeğe aykırı mal beyanında bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın giderilmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, mahkemece sübutu kabul edilen eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Sanığın üzerine atılı suçun niteliği zararın giderilmemiş olması gözetilerek şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Sanığın mahkumiyetine karar verilmesine rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. C.Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, sanıkların kamu görevlisi olmamaları nedeniyle haklarındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "basit yargılama usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ...'e isnat edilen 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçu dışındaki suçlardan Hazinenin, sanık ...'e isnat edilen görevi kötüye kullanma (iddianamede anlatılan 3. olay) suçundan ise İçişleri Bakanlığının doğrudan zarar görmediklerinin anlaşılması karşısında; belirtilen suçlardan kurulan hükümlere yönelik Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2.Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/327 Esas, 2023/32 sayılı Kararında katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/327 Esas, 2023/32 sayılı Kararına yönelik katılan ... vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıkların kazanılmış hakları saklı tutularak, sanıklar ... ve ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla