İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2023/6755 Karar: 2026/5353 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/6755 K.2026/5353

5. Ceza Dairesi 2023/6755 E. , 2026/5353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/806 Esas, 2022/456 Karar SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde sürücü belgesi

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2023/6755 E. , 2026/5353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/806 Esas, 2022/456 Karar SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde sürücü belgesi

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2023/6755 E. , 2026/5353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/806 Esas, 2022/456 Karar SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde sürücü belgesi olmaksızın araç kullanan sanığın, kontrol amacıyla kendisini durduran Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Büro Amirliği bünyesinde polis memuru olarak görev yapan müştekilere hakkında işlem yapılmaması için menfaat sağlama teklifinde bulunduğunun tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu ancak olay nedeniyle sanık hakkında ceza tutanağı düzenlenmediğinin ve herhangi bir idari işlem yapılmadığının tespit edildiği nazara alındığında sanığın meşru zeminde bulunduğunun kabulü gerekeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki, suç tarihinde yürürlükte olan rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 29.08.2011 ile inceleme günü arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle oluşan durma süresi eklendiğinde dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sürücü belgesi olmaksızın araç kullanan sanık, kendisini kontrol amacıyla durduran polis memurlarına hakkında işlem yapılmaması için menfaat teklifinde bulunmuş; rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkûm edilmiştir. Olay nedeniyle sanık hakkında ceza tutanağı düzenlenmemiş ve herhangi bir idari işlem yapılmamıştır.

Hukuki İlke: Suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun'un 252/3. maddesi (6352 sayılı Kanun değişikliğinden önceki hâli) yalnızca nitelikli rüşveti tanımlamış olup, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması için menfaat sağlamak rüşvet kapsamı dışındadır. İşlem yapılmadığından meşru zeminde bulunan sanığın eylemi, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/3. maddesindeki kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturur; bu suç 66/1-e ve 67/4. maddelerdeki 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabidir.

Uygulama Sonucu: Hüküm zamanaşımı nedeniyle CMUK 321 uyarınca bozulmuş, yeniden yargılama gerektirmediğinden kamu davasının CMK 223/8 ve CMUK 322/1 uyarınca zamanaşımı sebebiyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Rüşvet iddialarında suç tarihindeki kanun metninin (nitelikli/basit rüşvet ayrımı) titizlikle incelenmesi, haklı bir işin görülmesi amacıyla teklif hâlinde eylemin rüşvet değil kamu görevlisine hakaret olarak nitelendirilebileceği ve bunun çok daha kısa zamanaşımına tabi olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Vasıf değişikliğinin lehe sonuç doğurduğu dosyalarda zamanaşımı savunması öne çıkarılmalıdır.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla