Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/10000 E. , 2025/11224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2835 Esas, 2024/701 Karar SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... hakkında), İlk Derece Mahkemesince ku
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/10000 E. , 2025/11224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2835 Esas, 2024/701 Karar SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi (sanık ... hakkında), İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2022/398 Esas, 2023/237 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra-bendi uyarınca beraatine, ...'in aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince yapılan yargılama neticesinde 28.02.2024 tarihli ve 2023/2835 Esas, 2024/701 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Beraat kararının kabulünün mümkün olmadığına, avukatın vatandaştan farkının hukuku bilmesi olduğuna, tüm hukuki süreci ve kanuni süreleri takip etmekle yükümlü olduğuna, sanık ...'in sunulan dilekçelerde imzasının bulunduğuna, bu nedenle de her iki sanık yönünden suçun unsurlarının oluştuğuna, hükümlerin bu nedenlerle ve re'sen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden Suç tarihinde İstanbul ... kayıtlı avukat olan sanığın, ... Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün riskli yapı tespiti kararına yapılan itirazın reddine dair 02.02.2016 tarihli kararı ile 18.07.2016 tarihli yıkım emri kararının iptaline yönelik dava açmak üzere katılan tarafından yetkilendirilip, itirazın reddine dair bahsi geçen kararın 06.02.2016 tarihinde öğrenildiği hususunda bilgilendirildiği hâlde vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği, davacı katılan vekili sıfatıyla 30 günlük yasal dava açma süresinin dolduğu 08.03.2016 tarihinden sonra 05.04.2016 tarihinde yaklaşık 1 ay gecikmeli olarak İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2016/682 Esasına kayden iptal davası açarak, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair 20.03.2017 tarihli ve 2017/721 sayılı Kararın davalı Belediye tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesince bahsedilen kararın kaldırılmasına ve davanın süre yönünden reddine dair 16.06.2017 tarihli ve 2017/949 Esas, 2017/670 sayılı Kararın verilmesine neden olduğu yine ... Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün yıkım emri kararının iptali için İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2016/1790 Esasına kayden açtığı davada mahkemece davanın kabulüne dair 08.03.2017 tarihli ve 2017/639 sayılı Kararın davalı Belediye tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesince bahsedilen kararın kaldırılmasına ve riskli yapı tespiti kararına yönelik iptal başvurusunun süre yönünden reddine karar verilerek yapının riskli olduğunun kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine dair 16.06.2017 tarihli ve 2017/798 Esas, 2017/669 sayılı Kararın verilmesine neden olduğu tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu halde yanılgılı değerlendirmeler sonucu sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraatine karar verilmesi, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık hakkında 27.09.2023 tarihli son soruşturmanın açılması kararı ile açılan kamu davasında, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli, 2023/310 Esas ve 2024/280 sayılı Kararı ile sanığın katılana yönelik görevi kötüye kullanma suçundan beraatine karar verildiği, bu dosyanın istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2024/1992 Esasına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, 27.09.2023 tarihli son soruşturmanın açılması kararı içeriğine göre suç tarihinin 2018 olması karşısında, suç ve son soruşturmanın açılması kararı tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp derdest olan davaların birleştirilmesi, suçun sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde 5237 sayılı Kanun'un 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek sanığa verilecek cezada aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılarak hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında kurulan hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında kurulan hükümde katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Avukat olan sanık, katılanı riskli yapı tespiti ve yıkım emrine karşı idari dava açmak üzere vekil tayin etmesine rağmen 30 günlük dava açma süresini yaklaşık bir ay geçirmiş, bu nedenle açılan iptal davaları süre yönünden reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi avukatı ihmali davranışla görevi kötüye kullanmadan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırıp beraat kararı vermiştir.
Hukuki İlke: Vekillik görevini gereği gibi yerine getirmeyip yasal dava açma süresini geçiren ve müvekkilin davasının süreden reddine yol açan avukatın eylemi, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma bakımından değerlendirilmeli; ayrı dosyalardaki benzer eylemler yönünden hukuki kesinti, birleştirme ve TCK'nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümleri gözetilmelidir.
Uygulama Sonucu: Kısmen onama, kısmen bozma; diğer sanığın beraati onanmış, avukat sanık hakkındaki mahkûmiyetin kaldırılarak beraat verilmesi ve derdest dosyayla birleştirilip zincirleme suç değerlendirmesi yapılmaması hukuka aykırı görülerek bu hüküm bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Avukatın süre kaçırması nedeniyle davası düşen müvekkil, görevi kötüye kullanma yönünden şikâyetçi olabilir; katılan vekili, avukatın imzasının dilekçelerde bulunması ve sürelerin objektif olarak kaçırılmış olmasını sabit kılarak beraat kararına karşı etkili temyiz yürütebilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.