Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/11827 E. , 2026/891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4624 Esas, 2024/628 Karar SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/11827 E. , 2026/891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4624 Esas, 2024/628 Karar SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli hükmünün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından verilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2023 tarihli ilamı ile kararın bozulmasına ve dava dosyasının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26.02.2024 tarihli ve 2023/4624 Esas, 2024/628 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Vekaletname bulunmadığından katılan ile aralarında vekalet ilişkisi kurulmadığına, eylemin uzlaşmaya tabi olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin Kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Avukat olan sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, eylemin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu kabul etmiş; Yargıtayın ilk bozması sonrasında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık, katılanla arasında vekaletname bulunmadığını, eylemin uzlaşmaya tabi olduğunu ve suç vasfında hataya düşüldüğünü ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Avukatların yargılandığı bu tür dosyalarda hüküm, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkra ve 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir; temyiz incelemesi ise ileri sürülen sebepler ve 289/1. maddedeki mutlak hukuka aykırılık hâlleriyle sınırlı yapılır. Nitelikli dolandırıcılık olarak açılan davada eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma olarak vasıflandırılması, delillerle uyumlu bulunduğunda hukuka uygun kabul edilmiştir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü suç vasfının ve yaptırımın doğru belirlendiği, vicdani kanaatin dosyadaki kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır.
Dava Strateji Notu: Vekaletname yokluğuna dayanan savunma, fiili vekalet ilişkisinin delillerle ortaya konduğu dosyalarda sonuç vermemektedir; müvekkil parasına el koyan avukata karşı açılan davalarda eylemin dolandırıcılık yerine görevi kötüye kullanma sayılması cezayı önemli ölçüde hafifletebileceğinden, suç vasfı tartışması her iki taraf için de dosyanın en kritik cephesidir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.