Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/11956 E. , 2025/1506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/77 Esas, 2024/328 Karar SUÇLAR : Rüşvet, dolandırıcılık HÜKÜM : İade talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İadesi talep edilen hakkında kurulan hükmün, karar tarihinde yürürlükte bulunan 670
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/11956 E. , 2025/1506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/77 Esas, 2024/328 Karar SUÇLAR : Rüşvet, dolandırıcılık HÜKÜM : İade talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İadesi talep edilen hakkında kurulan hükmün, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, 6706 sayılı Kanun ile Türkiye ve Azerbaycan'ın taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) hükümleri uyarınca gereği düşünüldü: Ülkemizin ve Azerbaycan Cumhuriyetinin taraf olduğu SİDAS'ın "Hususilik kaidesi" başlıklı 14. maddesi ile 6706 sayılı Kanun'un 10/4. maddesinde "kişinin iadesi halinde ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz edilebileceği"nin kabul edildiği cihetle; dosya kapsamına göre, talep eden devlet nezdinde başka suçlardan da yargılandığı belirlenen ...'in, iade edilmesi halinde dolandırıcılık ve rüşvet suçlarından başka suçlardan dolayı yargılanmayacağı ya da mahkûm olduğu cezaların infaz edilmeyeceği hususunda taahhütte bulunmayan Azerbaycan Cumhuriyeti makamları nezdinde bu husustaki eksikliğin giderilmemesi, 6706 sayılı Kanun'un ''İadenin kabul edilemeyeceği hâller'' başlıklı 11/4. maddesindeki; "İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir." şeklindeki düzenleme ve iadesi talep edilenin savunmalarında uzun yıllardır ailesi ile birlikte Türkiye'de yaşadığını, iş ve sabit ikametgah sahibi olduğunu, çocuklarının olduğunu bildirmesi karşısında; iadesi talep edilen kişinin ailevi durumu ile alakalı araştırma yapıldıktan sonra, belirtilen düzenleme uyarınca bir değerlendirme yapılmak suretiyle iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, iadesi talep olunan müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA 05.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Azerbaycan Cumhuriyeti'nin dolandırıcılık ve rüşvet suçlarından iadesini talep ettiği kişi hakkında ağır ceza mahkemesi iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar vermiş, iadesi talep olunan müdafii bu kararı temyiz etmiştir. Daire SİDAS ve 6706 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde inceleme yapmıştır.
Hukuki İlke: SİDAS'ın 14. maddesindeki hususilik kaidesi gereği iade edilen kişi ancak iade kararına dayanak suçlardan yargılanabilir; talep eden devletin bu yönde taahhütte bulunmaması eksikliğinin giderilmesi ve 6706 sayılı Kanun'un 11/4. maddesi uyarınca kişinin uzun süredir Türkiye'de yaşaması, evli ve çocuklu olması gibi ailevi durumunun orantısız mağduriyet doğurup doğurmayacağının araştırılması gerekir.
Uygulama Sonucu: Hususilik taahhüdündeki eksiklik giderilmeden ve ailevi durum araştırılıp orantılılık değerlendirmesi yapılmadan iadenin kabul edilebilir görülmesi kanuna aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: İade dosyasında savunma, talep eden devletin hususilik taahhüdünün bulunup bulunmadığını ve müvekkilin Türkiye'deki aile/ikamet bağlarının orantısız mağduriyet doğuracağını öne çıkararak iadenin reddi veya bozma sağlayabilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.