Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/2076 E. , 2025/10586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/586 Esas, 2023/253 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN: Hazine SUÇLAR: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet HÜKÜMLER: Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, ... hakkında ise bu
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/2076 E. , 2025/10586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/586 Esas, 2023/253 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN: Hazine SUÇLAR: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet HÜKÜMLER: Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, ... hakkında ise bu suça yardım etmeden), beraat (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçuna yardım etmeden), kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine (... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklar hakkında zimmet suçundan da kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu ve kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak katılma isteği hususunda mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesindeki 18/2 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince Hazinenin zimmet suçundan açılan kamu davalarına yönelik katılma talebinin KABULÜNE, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre temyiz süresi bir hafta olmasına karşın onbeş gün olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu itibarla katılan kooperatif vekilinin temyiz talebinin süresinde olduğu gözetilerek başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafiilerinin sanıklar ... ve ... hakkında, sanık ...'in kendisi hakkında kurulan mahkûmiyet, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat, katılan Sınırlı Sorumlu ... ... Kooperatifi vekilinin zimmet suçundan verilen beraat ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, anılan sanıklar hakkında bu suç yönünden mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçuna yardım etmeden verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve kooperatif vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçuna yardım etmeden verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından sanıklardan ...'ın hükümden önce 29.12.2021, ...'ın ise hükümden sonra 17.05.2025 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılanlar Hazine ve kooperatif vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 3-Sanıklardan ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi ile ... hakkında zimmet suçuna yardım etmeden verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkumiyet hükümleri yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (765 sayılı Kanun) 202/2, 80. maddelerinde düzenlenen müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğu, gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan faturalar düzenlemek ve bu faturaları kooperatif defterlerine işleyerek gider kaydetmek suretiyle faturalara konu parayı mal edinmeleri şeklindeki eylemlerine konu sahtecilik fiillerinin ise bu suçun unsuru olduğu, 5237 sayılı Kanun açısından ise aynı Kanun'un 212. maddesindeki "Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki düzenleme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1 ve 212. madde yollamasıyla 204/2, 43/1. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı nazara alınarak, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan da mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3 ile 5271 sayılı Kanun'un 34... . maddelerine uygun olarak lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, lehe kanun değerlendirilmesi yapılmaksızın yazılı şekilde uygulama yapılması, Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 14.11.2019 tarihli ve 2019/4924 Esas, 2019/10688 sayılı bozma ilamında sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılana davaya ilişkin ".... firmasının 04.05.2005 tarihli faturası yönünden sanık ... ile firma sahibinin yeniden ifadesine başvurularak, sanık ...'nin villası olduğu iddia edilen yerde peyzaj düzenlemesinin kooperatife fatura edilmesinde adı geçen sanığın kendilerine bir talimatı olup olmadığının, ifadelerinde geçen peyzaj düzenlemesinin kooperatife ait bir ortak alan olup olmadığının sorulması...'' gerektiği belirtildiği halde bozmanın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, sanığın kendisine ait villada yapılan peyzaj düzenleme işinin bedeli olan 731,00 TL parayı kooperatife ait hesaptan ödediği şeklindeki isnadın sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı da gözetilerek, bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Kamu davasına dayanak teşkil eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2007 tarihli ve 2007/524 sayılı İddianamesinde sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmediği, bu itibarla adı geçen sanık hakkında anılan suçtan usulüne uygun şekilde kamu davası açılmadığı halde yazılı şekilde düşme hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre de; Suç tarihinde ... ... Kooperatifinin ... site müdürü olarak görev yapan sanık ...'in, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesi uyarınca görevi kapsamında gerçekleştirdiği eylemleriyle sanıklar ... ve ...'ın zimmet eylemlerine 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail olarak katıldığı halde konumu itibariyle eyleminin yardım eden boyutunda kaldığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile hakkında aynı Kanun'un 39/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, Hesap hataları sonucu, sanıklardan ...ve ... ile ... hakkında kurulan hükümlerde zincirleme suç nedeniyle yapılan artırımlar sırasında "8 yıl 16... gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" ve "3 yıl 20... gün" yerine " 4 yıl 8 ay 7 gün" hapis cezalarına hükmolunması, Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul olunan sanık ... ile aynı madde ve fıkranın (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul olunan sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması, Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, mahkumiyet hükümleri yönünden sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.