Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/2760 E. , 2026/1152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2461 Esas, 2022/2621 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince her iki suçtan verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların eylemlerin
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/2760 E. , 2026/1152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2461 Esas, 2022/2621 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince her iki suçtan verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyetlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/302 Esas, 2022/726 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/2461 Esas, 2022/2621 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53/5 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıkların Temyiz İstemleri Olay tutanağının ve görüntü inceleme tutanağının kendileri tarafından düzenlenmediğine, nöbetçi Cumhuriyet Savcısı ile görüşmenin kendileri tarafından yapılmadığına, bu işlemleri yapan personelin eylemlerden sorumlu tutulmadığına, lehe tanık beyanlarına itibar edilmediğine, polis memuru ...'a yönelik eylem hakkında bilgileri olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklardan ...'ın olay yerinde bizzat bulunmasına rağmen olay yerinde bulunan ve olaya karışan bir kısım şahısları ve polis memuru ...'a yönelik yaralama eylemini belirtmeyerek tahkikat evraklarını eksik düzenlemesi, ...'ın ise olaya ilişkin nöbetçi Cumhuriyet Savcısını bilgilendirirken yanıltıcı bilgi vermesi şeklindeki eylemlerinin icrai davranışla gerçekleştirilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu hükümleri kaldırarak eylemlerin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyete hükmetmiştir. Sanıklardan biri olay yerinde bulunmasına rağmen bir kısım şahsı ve bir polis memuruna yönelik yaralama eylemini tahkikat evrakına yansıtmayarak eksik düzenleme yapmış, diğeri ise nöbetçi Cumhuriyet savcısını bilgilendirirken yanıltıcı bilgi vermiştir. Uyuşmazlık, bu eylemlerin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Hukuki İlke: Kamu görevlisinin tahkikat evrakını gerçeğe aykırı ve eksik düzenlemesi ile savcıyı yanıltıcı bilgiyle bilgilendirmesi, ihmali değil icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu (TCK 257/1) oluşturur. Cezanın bireyselleştirilmesinde TCK 62/1, 50/1-a ve 52/2 maddeleri, hak yoksunluğunda ise TCK 53/5 uygulanmıştır.
Uygulama Sonucu: Sanıkların temyiz istemleri esastan reddedilmiş, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi mahkumiyet hükümleri CMK 302/1 uyarınca onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Görevi kötüye kullanma savunmasında eylemin icrai mi ihmali mi olduğu, suçun oluşumu ve zamanaşımı bakımından belirleyicidir; burada aktif olarak gerçeğe aykırı evrak düzenleme icrai kabul edilmiştir. Savunmada, isnat edilen eksik/yanıltıcı işlemin bizzat sanık tarafından yapılmadığı ve sorumluluğun başka personele ait olduğu somut delillerle ortaya konmaya çalışılmalıdır.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.