Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/3741 E. , 2025/10112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/776 Esas, 2023/1011 Karar SUÇLAR : Nitelikli zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/3741 E. , 2025/10112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/776 Esas, 2023/1011 Karar SUÇLAR : Nitelikli zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2017/18 Esas, 2021/24 sayılı Kararı ile sanığın nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2 ve 249/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise aynı Kanun'un 158/1-j-son ve 52/2. maddeleri gereği 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2- 3,5 maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/2138 Esas, 2022/1413 sayılı Kararı ile "...sanığın Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/302 Esas, 2019/382 Karar sayılı dosyasında zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığı, mahkum olduğu, her iki dosyadaki suçların işleniş şekillerinin birbirine benzer nitelikte olduğu, suç tarihleri ve iddianame tarihleri dikkate alındığında; Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/302 Esas, 2019/382 Karar sayılı dosyası getirtilerek incelenmesi, her iki dosyadaki suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmesi halinde önceden verilen ve kesinleşen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın sahte kredi kullandırma evrakı tanzim edip, katılan adına ....'tan kredi çektiğinin kabul edilmesi karşısında, suça konu kredinin sanığa görevi nedeniyle tevdii edilmiş olmamasına rağmen zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş olması, zimmet suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olmasına rağmen, katılan ....ve .... A.Ş lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, .... Emanetin 2015/992 sırasında kayıtlı belgelerin dosya arasında delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken ilgili kurumlara iadesine karar verilmiş olması..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-i maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/356 Esas, 2023/102 sayılı Kararı ile sanığın nitelikli zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan kesinleşen cezası mahsup edilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 158/1-j-son, 43/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 8.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3 maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. 4.Sanık müdafii ile katılanlar Hazine ve ... vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/776 Esas, 2023/1011 sayılı Kararı ile Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi gereğince reddine, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın suçun işlendiği tarihte, çalışanı olduğu şirketi aracı olarak kullanarak katılan adına kredi çektiğinin, çekilen kredi miktarını da uhdesine geçirerek dolandırıcılık ve nitelikli zimmet suçlarını işlediğinin sabit olduğuna, müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasal dayanaktan yoksun olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak usul ve yasaya aykırı olan Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/356 Esas, 2023/102 sayılı Kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 14.01.2021 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 28.11.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 07.03.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 14.09.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 14.01.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Banka çalışanı sanık hakkında sahte kredi evrakı düzenleyip katılan adına kredi çekmek suretiyle nitelikli zimmet ve nitelikli dolandırıcılıktan kurulan mahkûmiyet, Adana BAM 15. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden bozulmuş; ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak zimmetten beraat, dolandırıcılıktan mahsuplu 9 ay hapis kararı vermiş, bu hükme yönelik istinaf da esastan reddedilmiştir. Katılan şirket vekili kararı temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1-e ve f bentlerinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği hâller sınırlı sayılmıştır; Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca bu bentler dışında kalan kanuni dayanaksız BAM bozmaları ile bunlara istinaden kurulan ilk derece hükümleri, görevsiz mahkemece verilmiş sayıldığından açık ve ağır hukuka aykırılıkla malul olup hükümsüzdür; delil değerlendirmesi gerekiyorsa BAM'ın CMK 280/1-g uyarınca duruşma açması zorunludur.
Uygulama Sonucu: 5. Ceza Dairesi, BAM'ın dosya üzerinden verdiği bozma kararını ve bu bozmaya dayalı tüm sonraki kararları hukuka aykırı bularak temyize konu kararı sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozdu ve dosyayı ilk hüküm yönünden duruşmalı istinaf incelemesi yapılmak üzere BAM'a gönderdi.
Dava Strateji Notu: BAM'ın dosya üzerinden verdiği bozma kararlarının kanuni dayanağı her dosyada sorgulanmalıdır; bozma CMK 280/1-e-f kapsamına girmiyorsa sonraki tüm hükümler hükümsüz sayılabildiğinden, aleyhe sonuçlanan bu tür zincirlerde katılan veya sanık vekili usul itirazıyla yargılamayı ilk bozma noktasına döndürebilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.