İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/3783 Karar: 2025/14286 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/3783 K.2025/14286

5. Ceza Dairesi 2024/3783 E. , 2025/14286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2090 Esas, 2023/2776 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/3783 E. , 2025/14286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2090 Esas, 2023/2776 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/3783 E. , 2025/14286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2090 Esas, 2023/2776 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2021/477 Esas, 2022/145 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2022/2090 Esas, 2023/2776 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, suç tarihi itibariyle 65 yaşını dolduran ve daha önce hapis cezasına mahkum olmadığı anlaşılan sanık hakkında verilen 1 yıldan az hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereği seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi ve atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkilerini kötüye kullanması suretiyle işlemesi nedeniyle cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi nedeniyle hüküm fıkrasının 4. ve 6. paragraflarının kaldırılarak, 3. paragrafından sonra gelmek üzere sanığın suç tarihi itibariyle 65 yaşını doldurduğu anlaşıldığından hakkında verilen ve 1 yıldan az olan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinde zorunluluk bulunduğundan verilen 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi ve aynı Yasanın 52/1-2. fıkraları uyarınca sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak 180 gün karşılığı, günlüğü takdiren 20 TL'den olmak üzere 3.600 TL adli para cezasına çevrilmesine ve hükmün 5. paragrafından sonra gelmek üzere sanığın atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesinde sayılı bulunan hak ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşıldığından cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 3 ay süre ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesinde yazılı bulunan hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesince delillerin tartışılması aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 216/1. maddesindeki sıralamaya uyulmadığına, müvekkilinin suç kastı ile hareket etmediğine, müvekkili hakkında ceza tayin edilirken fiilin ağırlığı ile orantılı olarak alt sınırdan hüküm kurulması gerekirken fazla cezaya hükmedildiğine, dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeler ile müvekkili hakkında takdiri indirim uygulanmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 06.04.2018 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde 04.06.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu değerlendirilmiştir. Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2007/27 Esas, 2013/125 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması hususunda mahallinde her zaman ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, hak yoksunluğu süresinin hükümde belirtilen gün sayısının yarısı olan "90 gün" yerine "3 ay" olarak fazla belirlenmesi, Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesine göre sadece hapis cezaları yönünden mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilecek olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin hükmünde yer alan ve uygulanma imkanı kalmayan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıklarının Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince, hak yoksunluğuna ilişkin paragrafın "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanarak işlediği anlaşıldığından aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere 90 GÜN SÜREYLE BU HAK VE YETKİNİN KULLANILMASININ YASAKLANMASINA," şeklinde değiştirilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 5. fıkranın hükümden tümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla