İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/4385 Karar: 2026/2246 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/4385 K.2026/2246

5. Ceza Dairesi 2024/4385 E. , 2026/2246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/355 Esas, 2023/1824 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme ne

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/4385 E. , 2026/2246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/355 Esas, 2023/1824 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme ne

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/4385 E. , 2026/2246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/355 Esas, 2023/1824 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.10.2021 tarihli kovuşturma izninde "Alacaklı şikayetçi ... vekili sıfatıyla, borçlusu ... olan 15.08.2010 vade tarihli 3.675,00 Amerikan doları bedelli bonoya istinaden Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2018/124 sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibinde, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilememesi sonrasında, borçlunun adresinin tespit edilmesine yönelik herhangi bir işlem yapmadığı, alacaklı şikayetçi ... vekili sıfatıyla, borçlusu ... ... .... Ltd. Şti. olan 5 adet toplam 13.500,00 Amerikan doları bedelli bonolara istinaden Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2018/118 sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi sırasında 12.03.2018 tarihinde bankalara, 26.12.2019 tarihinde üçüncü şahıs ...'a haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunup alacağın tahsiline yönelik başkaca işlem yapmayarak alacağın tahsilinin gecikmesine sebebiyet verdiği ve alacaklısı şikayetçiler, borçluları ... ve ... olan 6 adet toplam 36.000,00 Amerikan doları bedelli bonolara istinaden icra takibi başlatmadığı" şeklinde yer verilen eylemlerin kamu davasına konu edilmediği anlaşılmakla bu hususta mahallinde her zaman işlem yapılması mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen Kararın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/13 Esas, 2022/400 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.10.2023 tarihli ve 2023/355 Esas, 2023/1824 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1 (e) maddesinde sayılan hakları kötüye kullanarak işlemesi nedeniyle aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca anılan bentte yazılan haklardan kısıtlanması gerektiği halde lehe olacak şekilde sınırlı olarak "avukatlık yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına" karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Davaya konu olan icra takip dosyalarındaki işlemleri haklı nedenle yapamadığına, icra dosyalarında takiplerin devam ettiğine, bazılarının sonuçlandığına, bu sebeple herhangi bir hak kaybının, zarar veya tahsil imkansızlığının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli celsesinde verilen mütalaada 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasının talep edildiği, sanığın yüzüne karşı okunan mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi bakımından ek savunma hakkı tanınmadığından bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, sanığın davaya konu icra dosyalarında 2018 yılı Mart ayından bu yana herhangi bir işlem yapmamasının doğrudan zarar olarak kabul edilemeyeceği, bu haliyle dava konusu edilen eylemlerin şikayetçi ve katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın katılanın zararını gidermediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması, "13.11.2019" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde "25.10.2019" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3 madde ve fıkraları uyarınca sadece hapis cezaları yönünden hak yoksunluğu uygulanabilecek olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin hükmünde yer alan ve uygulanma imkanı kalmayan 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümden çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan hak yoksunluğuna ilişkin sürenin hükümde belirtilen gün sayısının yarısı olan "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak fazla belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.10.2023 tarihli ve 2023/355 Esas, 2023/1824 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Alacaklı vekili avukat olan sanığın, yürüttüğü icra takiplerinde 2018 yılından itibaren tahsile yönelik yeterli işlem yapmayarak alacağın tahsilinin gecikmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkum edildiği, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği olaydır.

Hukuki İlke: HAGB için TCK 231/6'da öngörülen zararın giderilmesi koşulunun aranabilmesi, suçun niteliği gereği somut ve belirlenebilir maddi bir zararın bulunmasına bağlıdır; icra dosyalarında uzun süre işlem yapılmaması tek başına doğrudan maddi zarar sayılamaz. TCK 231/6'daki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden salt zararın giderilmediği gerekçesiyle HAGB'ye yer olmadığına karar verilemez. Ayrıca kısa süreli hapsin adli para cezasına çevrilmesinde TCK 52/3 ve CMK 232/6 gözetilmeli, TCK 53/5 süresi doğru hesaplanmalıdır.

Uygulama Sonucu: Hükmün bozulmasına ve dosyanın Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Avukatın görevi kötüye kullanma dosyalarında, ortada somut ve belirlenebilir bir maddi zararın bulunmadığı ileri sürülerek HAGB lehine değerlendirme istenmeli; ayrıca hak yoksunluğu süresinin gün üzerinden doğru hesaplandığı denetlenmelidir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla