Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/5122 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2449 Esas, 2023/2161 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/5122 E. , 2025/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2449 Esas, 2023/2161 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli ve 2019/109 Esas, 2019/396 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1 ve 53/1-2-3,5. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli ve 2020/2449 Esas, 2023/2161 sayılı Kararı ile kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin "c" ve "d" harfleri ile belirtilen fıkraların çıkartılması suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Avukatlık görevini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği gözetilerek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde .... Barosunda kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılan ... hakkında terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında; katılanı savunmak, ceza evinde ziyaret etmek, ailesine bilgi vermek, soruşturma dosyasına itiraz ve beyan dilekçeleri sunmak, ceza davası açılması halinde takip etmek ve gerekmesi halinde idari yargı yoluna müracaat etmek üzere.... Noterliğince düzenlenen 12.08.2016 tarihli ve 6039 yevmiye sayılı vekâletname ile müdafiliğini üstlenip toplam 21.500,00 Türk lirası vekâlet ücreti aldığı halde müvekkilinin haklarını savunmaya yönelik hiç bir hukuki işlem yapmadığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, sanığın, 22.03.2017 tarihine kadar soruşturma dosyasını takip ettiği, tutukluluğa itiraz dilekçeleri sunduğu, katılanı cezaevinde ziyaret ettiği ya da bu konuda bürosunda çalışan avukatları görevlendirdiği, katılan adına Anayasa Mahkemesine ve idari yargıya başvurduğu, 22.03.2017 tarihinden şikayetin yapıldığı 19.04.2017 tarihine kadar geçen 29 günlük süre içinde sanığın yapması gerektiği halde yapılmayan bir iş ya da işlem olmadığı gibi katılanın hak kaybına uğradığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı gözetildiğinde, objektif cezalandırma koşullarının gerçekleşmediği ve bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hakkında kurulan mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın katılana avukatlık sözleşmesine aykırı olarak hukuki yardımda bulunmadığı şeklindeki sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanunu'nun 257/2. maddesi kapsamında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, Temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak gösterilen suçun işleniş biçiminin ne suretle benzer eylemlerden ayrıldığı, suç konusunun önem ve değerinin ne olduğu ile hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen eylemin ağırlığı ile orantılılığı karar yerinde yöntemince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak cezaya hükmedilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında ilk derece mahkemesince bu bentteki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi, Kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinin 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin olan 2. bendinin "d" fıkrasının hükümden çıkartılması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.