İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/6430 Karar: 2025/9781 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/6430 K.2025/9781

5. Ceza Dairesi 2024/6430 E. , 2025/9781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1586 Esas, 2021/1139 Karar SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan veril

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/6430 E. , 2025/9781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1586 Esas, 2021/1139 Karar SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan veril

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/6430 E. , 2025/9781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1586 Esas, 2021/1139 Karar SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin mezkur suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince bu suçtan verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2016/323 Esas, 2019/31 sayılı Kararı ile sanığa yönelik tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a muhalefet isnatları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi ve özel normun önceliği ilkesi uyarınca 5464 sayılı Kanun'a muhalefet olarak değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. B. İstinaf Sanığın ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/1586 Esas, 2021/1139 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-2-3 madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Husumeti olan kişinin iftirası neticesinde soruşturma başlatıldığına, 100.000 nüfuslu ilçedeki herkesi ve her müşteriyi tanıma imkanı olmadığına, tanık beyanlarının taraflı olma ihtimalinin değerlendirilmediğine, Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadan üst sınırdan ceza tayini ile sanığın ayrıca 5464 sayılı Kanun'a muhalefetten cezalandırılması lüzumuna, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 17.01.2019 tarihli celsede kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilen Hazinenin gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.09.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla