Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/8613 E. , 2025/10612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/25 Esas, 2021/9 Karar SUÇTAN ZARAR GÖRENLER: Hazine, ... SUÇLAR : Rüşvet alma, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER: 05.06.2005 tarihli eylemler yönünden verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun e
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/8613 E. , 2025/10612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/25 Esas, 2021/9 Karar SUÇTAN ZARAR GÖRENLER: Hazine, ... SUÇLAR : Rüşvet alma, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER: 05.06.2005 tarihli eylemler yönünden verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, Kasım 2005 tarihli eylem yönünden verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Suçtan zarar görenler vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında 05.06.2005 tarihli eylemler yönünden iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla rüşvet alma suçundan kamu davası açıldığı dikkate alındığında, bu eylemlere ilişkin iddianamede sevk maddesi olarak gösterilen güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan beraat hükümleri ile bu hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın; neticesi itibarıyla sanığa atılı rüşvet alma suçundan verildiğinin kabulü gerekmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkrası gereği de İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları, diğer yandan İçişleri Bakanlığının görevi kötüye kullanma suçundan verilen kararı da temyiz etme hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun’un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçtan verilen hükmü temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında Kasım 2005 tarihli eylemi yönünden İlk Derece Mahkemesi tarafından görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d madde-fıkra ve bendi gereğince kesin olup temyizi kabil nitelikte olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince rüşvet alma suçundan (05.06.2005 tarihli eylemler yönünden güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından) verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/98 Esas, 2018/251 sayılı Kararı ile sanığın Kasım 2005 tarihli eylemi yönünden icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına, 05.06.2005 tarihli eylemleri yönünden güveni kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/25 Esas, 2021/9 sayılı Kararı ile sanık hakkında 05.06.2005 tarihli eylemleri yönünden kurulan beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, Kasım 2005 tarihli eylemi yönünden icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi İlk derece aşamasında müdahale talebinde bulunulmasına imkan tanınmadığından yargılamaya etkin bir şekilde katılma haklarının ihlal edildiğine, sanığın görevinin kendine yüklediği ödev ve sorumlulukları yerine getirmediğine, eylemlerine uyan suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, tanık ...'ın beyanlarında bahsi geçen yazıcının akıbetinin araştırılması gerektiğine, eksik inceleme ile beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın isnat edilen suçları işlediğine, kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın 05.06.2005 tarihli eylemi yönünden rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında Kasım 2025 tarihli eylemi yönünden görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, ek Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle rüşvet alma suçundan verilen kararda katılanlar Hazine ve ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Patnos Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı Kasım 2005 tarihli eylemi nedeniyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan TCK 257/1 uyarınca 1 yıl hapse mahkûm etmiş, 05.06.2005 tarihli eylemleri yönünden ise beraatine hükmetmiştir. Erzurum BAM 7. Ceza Dairesi mahkûmiyet hükmünü kaldırarak o dava yönünden zamanaşımından düşme kararı vermiş, beraat hükümlerine ilişkin istinafı esastan reddetmiştir; kararı suçtan zarar gören Hazine ve ilgili kurum vekilleri temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 E., 2017/71 K. sayılı kararında benimsendiği üzere 'suçtan zarar görme' kavramı doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli olarak anlaşılır ve dolaylı ya da muhtemel zarar davaya katılma hakkı vermez; bu nedenle görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçtan verilen hükmü temyiz hakkı yoktur; ayrıca iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla rüşvet alma suçundan açılan davada, sevk maddesindeki suçlardan kurulan beraat hükümleri neticesi itibarıyla rüşvet alma suçundan verilmiş sayılır.
Uygulama Sonucu: Daire, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerini CMK 298/1 gereği kesinlik ve sıfat yönünden reddetmiş; rüşvet alma suçundan verilen beraate ilişkin kararı ise delillerin karar yerinde ayrı ayrı gösterilip tartışıldığını saptayarak CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddiyle oy birliğiyle onamıştır.
Dava Strateji Notu: Kamu görevlisi aleyhindeki davalarda katılma ve temyiz sıfatı suça göre ayrışmaktadır; müşteki kurum vekili, görevi kötüye kullanma suçunda doğrudan zarar koşulunu karşılayamayacağını öngörerek taleplerini rüşvet gibi doğrudan zarar doğuran isnada bağlamalı, savunma tarafı ise karşı tarafın katılma sıfatındaki bu zayıflığı temyiz aşamasında usul itirazı olarak kullanmalıdır.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.