İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/9874 Karar: 2025/15163 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/9874 K.2025/15163

5. Ceza Dairesi 2024/9874 E. , 2025/15163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/148 Esas, 2024/140 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek istinaf başvur

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/9874 E. , 2025/15163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/148 Esas, 2024/140 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek istinaf başvur

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/9874 E. , 2025/15163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/148 Esas, 2024/140 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereği reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve 2020/172 Esas, 2023/366 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanıklardan ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, ...'in aynı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine hükmolunmuştur. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2024/148 Esas, 2024/140 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında kurulan hükme yönelik müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, ... hakkında kurulan hükmün düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Alınan vekalet ücreti ile iddia edilen eylemlerin Avukatlık Kanunu gereğince yapılamayacağına, bilirkişi incelemesi yaptırılmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, diğer sanığın işlemlerin kendisi tarafından takip edildiğini kabul etmesine rağmen müvekkilinin de cezalandırıldığına ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... Temyiz İstemi Hukuka aykırı delillere itibar edildiğine, .. kayıtlarının kendisine ait olmadığına, katılanlarla vekalet ilişkisi kurulmayan işten ötürü cezalandırıldığına ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenerek dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde, yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanıklar hakkında, katılan ... vekili sıfatıyla takip ettikleri İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/910 Esasına kayden görülmekte olan davanın sadece 16.02.2017 tarihli 7. oturumuna katılıp, 10.12.2015 ilâ 02.11.2017 tarihleri arasındaki diğer oturumlara mazeret dilekçesi verip katılmayarak davayı gereği gibi takip etmedikleri, katılan ...'in kefilliği nedeniyle ödemek zorunda kaldığı toplam 3.065,00 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla .. (..) hakkında icra takibi başlatmadıkları, katılan ... ..'ın annesi müteveffa davacı ...'nın davalı .. .. aleyhine açtığı Urla Kadastro Mahkemesinin 1979/700 Esasına kayden görülen kadastro tespitine itiraz ve tescil davasının yargılaması sonucunda davanın reddine dair verilen mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine bahse konu karara karşı yasal mirasçısı sıfatıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmadıkları, katılan ... adına, ödenmeyen 6 aylık işsizlik sigortası maaşının ödenmesi hususunda dava açmadıkları isnatları ile kamu davaları açıldığı, sanıkların katılanları oyaladıkları şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde iddianın dışına çıkılarak "davasız yargılama olmaz" ilkesine aykırı olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İki avukat sanık, katılanların vekili sıfatıyla takip ettikleri davaları (duruşmalara mazeretle katılmama, icra takibi başlatmama, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmama gibi) gereği gibi yürütmedikleri isnadıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanmadan İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke: 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesi uyarınca hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil hakkında verilebilir; iddianamede yer almayan bir eylemden (örneğin katılanları 'oyalama') hüküm kurmak, davasız yargılama olmaz ilkesine aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Bozma - iddianamede sanıkların katılanları oyaladığına dair bir anlatım bulunmadığı halde iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

Dava Strateji Notu: Görevi kötüye kullanma savunmasında iddianamenin çizdiği sınır denetlenmelidir; mahkemenin dayandığı vakıa iddianamede açıkça ve bağımsız olarak gösterilmemişse hüküm bu usul sebebiyle bozdurulabilir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla