Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/11830 E. , 2026/2716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1155 Değişik iş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespitine ilişkin Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi ve Osmaniye Çocuk Mahkemesince verilen karşılıklı görevsizlik kararları üzerine o
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/11830 E. , 2026/2716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1155 Değişik iş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespitine ilişkin Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi ve Osmaniye Çocuk Mahkemesince verilen karşılıklı görevsizlik kararları üzerine oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/1155 Değişik iş sayılı Kararı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin Osmaniye Çocuk Mahkemesine ait olduğuna karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca 28.10.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126353 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17/10/2016 tarihli ve 2016/8588 esas, 2016/8438 karar sayılı ilâmında yer alan "...CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca denetim süresi içinde tedbirlere aykırı davranılması sebebiyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmü açıklama görevinin bu hükmü veren mahkemeye ait olmasına, bu itibarla Kanun yararına bozma istemine konu kararda bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2016 tarihli ve 2016/234 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini takiben, denetim süresi içerisinde 16/08/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmü açıklama görevinin de bu hükmü veren Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça sürüklenen çocuk ...'ın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2013 tarihli ve 2012/431 Esas, 2013/76 sayılı Kararını müteakip denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince davaya bakma görev ve yetkisinin Osmaniye Çocuk Mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, Osmaniye Çocuk Mahkemesince 23.10.2024 tarihli ve 2024/322 Esas, 2024/280 sayılı Karar ile karşı görevsizlik kararı verilerek 5271 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü için dosya ortak yüksek görevli mahkemeye gönderilmiş, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/1155 Değişik iş sayılı Kararı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin Osmaniye Çocuk Mahkemesine ait olduğuna hükmedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 37. maddesinde "Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.", 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.", 5271 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.", aynı Kanun'un 4/1. maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.", 5/1. maddesinde "İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.", 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 26. maddesinde "(1)Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. (3) Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. (4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür." yine aynı Kanun'un geçici 1, 2 ve 3. maddelerinde "(1)2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir. (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır." hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması, denetim süresi içerisinde Osmaniye Çocuk Mahkemesinin kurularak faaliyete geçmiş olması karşısında, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/1155 Değişik İş sayılı Kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.