Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/12359 E. , 2026/2720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 Esas, 2023/145 Karar SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca 19.11.2025 tarihli
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/12359 E. , 2026/2720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 Esas, 2023/145 Karar SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca 19.11.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140621 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/260 esasına kayden yapılan yargılama sırasında 07/09/2022 tarihli ilk oturumda, yargılamanın iddianamede belirtilen fiil ve faile ilişkin yapılabileceği, bu nedenle sanığın eylemi bakımından yeniden gereğinin takdir ve ifası için Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasının ardından sanığın anılan eylemi nedeniyle Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 17/11/2022 tarihli ve 2022/3220 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, bu defa da Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2022 tarihli ve 2022/763 esas, 2022/741 sayılı kararıyla her iki olayın aynı olduğundan bahisle birleştirme kararı verildiği, halbuki Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/03/2021 tarihli ve 2021/433 esas sayılı iddianamesiyle failin yani sanığın ve suç teşkil eden eylemin ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi her iki iddianamedeki sevk maddelerinin de aynı olduğu, dolayısıyla bu bakımından da yargılamanın uzamasına sebebiyet verildiği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlık" başlıklı 17. maddesinin; "Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler." şeklinde ve "Yetkisizlik iddiası" başlıklı 18. maddesinin de; "(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir. (2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez. (3) Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." şeklinde olduğu; Dosya kapsamına göre, sanığın Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman çavuş olarak görev yaptığı ve 04/09/20 20... /09/2020 tarihleri arasında almış olduğu 10 günlük istirahat raporunun bitiminin ardından görevine başlamaması nedeniyle firar durumuna düştüğünden bahisle yapılan ihbar üzerine, sanığın 1632 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlemesi nedeniyle Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2021 tarihli ve 2021/433 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli kararıyla dosyanın yetkili ve görevli Taşova Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, bu kez Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2021 tarihli kararıyla dosyanın Reyhanlı Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ancak bu aşamada Mahkemeler arasında olumsuz yetki uyuşmazlığının meydana geldiği ve yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın ortak yüksek görevli olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektirken, Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2021 tarihli kararıyla verilen üçüncü yetkisizlik kararının ardından yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; İzin tecavüzü suçu yönünden temadinin yakalanmakla sona ermediği, idare tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile askerlik sıfatının sona ererek tamamlandığı dikkate alındığında, sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, aynı dosya ile ilgili daha önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9594 sayılı talebi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.04.2025 tarihli ve 2025/407 Esas, 2025/4935 sayılı Kararı ile Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine, inceleme konusunun 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet suçu olmasına, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı iş bölümü Kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görev ve yetkisinin Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.