İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/1963 Karar: 2026/4408 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/1963 K.2026/4408

5. Ceza Dairesi 2025/1963 E. , 2026/4408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2890 Esas, 2024/2834 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avuk

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/1963 E. , 2026/4408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2890 Esas, 2024/2834 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avuk

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/1963 E. , 2026/4408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2890 Esas, 2024/2834 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın cezanın tür ve miktarına göre yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2023/201 Esas, 2024/199 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 gün karşılığı 2.250,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstinaf Sanığın istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/2890 Esas, 2024/2834 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Avukat ile müvekkil arasında sadece vekaletname düzenlenmesinin vekil-müvekkil ilişkisinin kurulması için yeterli olmadığına, vekaletname tanziminin avukatın müdahalesi dışında gerçekleşmesi mümkün olan, herhangi birinin notere giderek yapabileceği ve tek taraflı bir işlem olduğuna, katılanın çelişkili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, para ödemesi yapılmış ise bu durumun makbuz veya belge ile ispat edilmesi gerektiğine, isnat edilen suçun yasal unsurları oluşmadığına ve kararın bozulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında, iddianame içeriği aynen yazılarak toplanan delillerin sanık hakkında yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olduğunun belirtildiği, bu haliyle kararda iddiaya yer verildiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususa ilişkin aksi yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme gereğince hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olacağı, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak son soruşturmanın açılması kararında gösterilmesi gerektiği cihetle; iddianame ve dava açan belge olan son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanığın, katılanın Nazilli 1. Aile Mahkemesinin 2016/618 esasına kayden açılan boşanma davasını takip etmek üzere ... Noterliğince düzenlenen 26.04.2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletname ile vekilliğini üstlenip, vekâlet ücretine ve masrafa mahsuben 3.270,00 TL'yi peşin aldığı hâlde, gereğine tevessül etmeyerek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan bahisle kamu davası açıldığı, ''davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi sonucunda katılan aleyhine 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması suretiyle katılanın maddi zarara uğramasına neden olmak'' şeklindeki isnada yer verilmediği dikkate alınmadan bu yöndeki kabulle iddianın dışına çıkılarak belirtilen kanun maddesine aykırı davranılması, 12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (7499 sayılı Kanun) yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasını kabul şartı kaldırarak 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 6/2-d hükmü uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında sanığın kabul şartının aranmaya devam edeceğinin belirtilmesi ve İlk Derece Mahkemesince 06.06.2024 tarihli celsede hüküm kurulduğu dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın kabulünün gerekli olmadığı, diğer taraftan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylemin katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası ve tutanaklara yansımış olumsuz hali bulunmayan ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ''sanığın rıza göstermemesi ve maddi zararın tazmin edilmemiş olması'' şeklindeki yasal olmayan ve yanılgılı gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2026 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla