Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/1972 E. , 2026/5158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/903 Esas, 2023/977 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulu
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/1972 E. , 2026/5158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/903 Esas, 2023/977 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17... . maddeleri uyarınca zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra katılma talebinde bulunması karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, bunun yanında vekilinin 17.02.2025 tarihli dilekçesinin katılma talebine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın mahkumiyetine dair Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli ve 2019/207 Esas, 2020/87 sayılı Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/1472 Esas, 2021/38 sayılı Kararı ile "... sanığın Belediyenin hesabından bir başka hesaba para aktarma yetkisinin bulunup bulunmadığının, dosya kapsamına göre suça konu paraların elektrik ödemesi şeklinde mi gösterilip yoksa idari para ceza tahsilatı şeklinde mi gösterilip söz konusu havalelerin yapıldığı, bu işlemlerin yapılması konusunda kurum işleyişinin ne şekilde olduğunun ilgili kurumdan sorulup gerekirse yeniden bilirkişi raporu temin edilip tereddüde mahal bırakmayacak şekilde saptanmasından sonra suça konu paranın sanığa görevinin normal fonksiyonu uyarınca verilip verilmediği, bu nedenle yasal tevdi unsurunun oluşup oluşmadığı, ayrıca sanığın paralar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün de mevcut olup olmadığı gibi hususlar karar yerinde tartışılıp sonucuna göre yine havale ettiği paraları görevinin normal fonksiyonu uyarınca aktarıp aktarmadığı ya da paralar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğunun belirlenmesi halinde TCK'nın 247/1-2 maddesinde tanımlanan nitelikli zimmet, aksi takdirde TCK'nın 158/1-e,f maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunun oluşacağı..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d ve 289/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 20.01.2023 tarihli ve 2021/14 Esas, 2023/10 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 247/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3, 5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22.03.2023 tarihli ve 2023/903 Esas, 2023/977 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemesince yasal tevdi unsurunun bozma kararı doğrultusunda detaylı olarak araştırılmadığına, sanığın görev tanımına ilişkin belediyece verilen cevabi yazının net olmayıp sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir husus olmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, tüm bu nedenlerden dolayı kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan ... Belediyesi Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da soruşturma yapılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 11.01.2021 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 20.01.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 22.03.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 14.02.2020 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.