Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/353 E. , 2026/1257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2746 Esas, 2020/1350 Karar SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bö
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/353 E. , 2026/1257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2746 Esas, 2020/1350 Karar SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Katılan kooperatif vekilinin 21.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen kararlara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 14.10.2020 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen (7) günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunması gerektiğine ilişkin meşruhatlı tebligat ile gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararı doğrultusunda temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre tüm sanıklara isnat olunan zimmet ile şikayetçi ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen ... ve ...'nun bu suçlar yönünden kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabileceklerinin kabul edildiği gözetildiğinde, katılan ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik "suç vasfına" ilişkin, eylemlerinin zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın bu yönden temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek esasın incelenmesine karar verilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2013/379 Esas, 2019/351 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'na yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 ve 104. ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/2746 Esas, 2020/1350 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların müvekkilini kooperatif üyesi yaparak tahsil ettikleri parayı kooperatif kayıtlarına intikal ettirmeyip uhdelerinde tutarak zimmet suçunu işledikleri nazara alınarak düşme kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kooperatif vekilinin temyiz istemi ile katılanlar ... ve ... vekillerinin tüm sanıklar hakkında zimmet ve şikayetçi ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık, katılan ... vekilinin tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, kararların 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesinin (1) numaralı hüküm fıkrasının (b) bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kooperatif yöneticileri hakkında zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan davada Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, katılan kuruma yönelik nitelikli dolandırıcılık davalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 ve 104. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. 5. Ceza Dairesi, katılanların büyük kısmının temyiz istemlerini çeşitli usul engelleri nedeniyle reddetmiş, yalnızca suç vasfına yönelik aleyhe temyizi esastan incelemiştir.
Hukuki İlke: Karar birden çok usul ilkesini uygular: süresinde verilen ancak sebep içermeyen temyiz dilekçesinden sonra 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesindeki yedi günlük sürede gerekçeli dilekçe sunulmazsa temyiz istemi reddedilir; aynı Kanun'un 237. maddesi bağlamında katılma hakkı yalnızca suçtan doğrudan doğruya zarar görene aittir ve usulsüz katılma kararı temyiz hakkı vermez; 286/2-g kapsamındaki kesin kararlar ise ancak suç vasfına yönelik aleyhe temyiz hâlinde incelenebilir. Ayrıca zamanaşımında doğru hüküm, 223/8. madde uyarınca davanın 'düşürülmesi' değil 'düşmesi'dir.
Uygulama Sonucu: Katılanların usul engeline takılan temyiz istemleri ayrı ayrı reddedilmiş; suç vasfına yönelik aleyhe temyiz üzerine yapılan incelemede tek aykırılık olarak hüküm fıkrasındaki 'düşürülmesine' ibaresi 'düşmesine' olarak değiştirilip hükümler düzeltilerek onanmıştır, çünkü zamanaşımı tespitinin kendisinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Dava Strateji Notu: Katılan vekili için iki hayati ders: temyiz dilekçesi mutlaka sebep içermeli, meşruhatlı tebligattan sonraki yedi günlük gerekçeli dilekçe süresi kaçırılmamalıdır; aksi hâlde esasa hiç girilmez. Kesin nitelikteki düşme kararlarına karşı tek geçerli kapı, eylemin daha ağır bir suçu (burada zimmet) oluşturduğu iddiasıyla suç vasfına yönelik aleyhe temyizdir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.