Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/9635 E. , 2026/4410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/225 Esas, 2025/2166 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/9635 E. , 2026/4410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/225 Esas, 2025/2166 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın ... Genel Müdürlüğü adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 40... parsel sayılı, 6.979,40 m² yüzölçümlü taşınmazın 21,90 m²lik kısmında mülkiyet, 1.701,57 m²lik kısmında irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ile irtifak hakkının ve pilon yerinin ... Genel Müdürlüğü adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/98 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2020/1331 Esas, 2022/1395 Karar sayılı kararıyla başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2020/1331 Esas, 2022/1395 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki delil ve belgeler ile dava konusu taşınmazın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Sistemindeki konumunun incelenmesinde, taşınmazın vasfının her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmemiş olduğu anlaşıldığından, rapor inandırıcı bulunmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin oldukça yüksek belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, söz konusu hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, davacı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın villa arazisi olduğunu, irtifak hakkı nedeniyle bina yapımının mümkün olmadığını, metrekare birim bedelinin oldukça düşük tespit edildiğini, değer kaybını telafi edecek şekilde faiz uygulanması gerektiğini, yasal faiz yerine bankaların kısa vadeli kredilere uyguladığı faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince incelemenin duruşma açılarak yapıldığından istinaf yargılaması nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz ve temyize başvurma harçlarının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı idare, Muğla'daki 6.979,40 m2 yüzölçümlü taşınmazın 21,90 m2'lik kısmında mülkiyet, 1.701,57 m2'lik kısmında irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ile irtifak hakkı ve pilon yerinin genel müdürlük adına tescilini istemişti. İlk derece ve istinaf davayı kabul etmiş, Yargıtay taşınmazın vasfının her türlü şüpheden uzak tespit edilmediği ve raporun inandırıcı olmadığı gerekçesiyle bozmuş; bölge adliye mahkemesi bozmaya uyarak yeniden davanın kabulüne karar vermiş, taraflar bedelin fahişliği/düşüklüğü ve faiz itirazlarıyla tekrar temyize gelmişti.
Hukuki İlke: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan bedel tespiti davalarında, bozmaya uyularak verilen kararın bozma ilamına uygun olması hâlinde temyiz itirazları sonuç doğurmaz; bozmaya uymakla karşı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle o yönlerin yeniden incelenmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca bölge adliye mahkemesi incelemeyi duruşma açarak yaptığından istinaf yargılaması için vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur; temyizde bozma ancak HMK 371'deki sebeplerin varlığında mümkündür.
Uygulama Sonucu: Her iki taraf vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı; karar bozmaya uygun bulundu ve hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik görülmedi.
Dava Strateji Notu: Kamulaştırma bedeli davalarında bozmadan sonraki aşamada strateji daralır: bozmaya uyulmasıyla oluşan usuli kazanılmış hak, bedel hesabına ilişkin önceki itirazların yeniden tartışılmasını engeller; bu nedenle bilirkişi raporuna ve taşınmaz vasfının tespitine yönelik itirazlar ilk temyizde eksiksiz ileri sürülmeli, ikinci temyize yalnızca bozma ilamına aykırılık iddiası saklanmalıdır.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.