İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2026/1898 Karar: 2026/5025 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2026/1898 K.2026/5025

5. Ceza Dairesi 2026/1898 E. , 2026/5025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/504 Esas, 2025/565 Karar SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında bozma üzerine

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2026/1898 E. , 2026/5025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/504 Esas, 2025/565 Karar SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında bozma üzerine

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2026/1898 E. , 2026/5025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/504 Esas, 2025/565 Karar SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında bozma üzerine verilen kararın karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İadesi talep edilen müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddi ile incelemenin duruşmasız olarak ve 6706 sayılı Kanun, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) ve Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Cezaî Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması hükümleri uyarınca yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli Kararının iadesi talep edilen müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2025 tarihli ve 2025/6495 Esas, 2025/11186 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan sonraki yargılama süreci Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2025 tarihli ve 2025/504 Esas, 2025/565 sayılı Kararı ile dolandırıcılık suçundan geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İadesi Talep Edilen Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin 2021 yılından beri eşi, annesi, babası ve iki çocuğuyla birlikte Türkiye'de yaşayıp taşınmaz sahibi olduğuna, bu konuda dosyaya kira sözleşmesi, tapu kayıtları ve ikamet izin belgeleri sunulmasına rağmen kararda bu hususlar ile kolluk araştırması sonuçlarının yeterince tartışılmadığına, kullanılan bazı ifadelerin masumiyet karinesini ihlal ettiğine, iadesi talep edilene isnat edilen suç bakımından somut hiçbir delil bulunmamakta iken savaş halinde bulunan Rusya Federasyonu'na iade edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, talepnamede ileri sürülen iade talebi içeriği ve eklerinin SİDAS ile öngörülen şekli şartlar ve esaslara uygun olduğu, savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterip tartışıldığı, İlk Derece Mahkemesinin iadesi talep edilenin iadesinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, iadesi talep edilen müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizin 20.10.2025 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere iadesi talep edilen hakkında SİDAS hükümlerine göre "iade talebinin kabul edilebilir olduğuna" şeklinde karar verilmesi gerekirken uygulama imkanı bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun mülga 18. maddesi uyarınca "geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna" karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, iadesi talep edilen müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının (1) numaralı paragrafının "Sanık ...'nın organize şekilde dolandırıcılık suçundan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi ve Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli İş Birliği Anlaşmasının ilgili hükümleri uyarınca, eylemin Türk hukukuna göre de suç oluşturduğu, düşünce suçu, siyasi suç veya askeri suç niteliğinde olmadığı, Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç olmadığı ve henüz zamanaşımı ve affa uğramadığı nazara alındığında, her ne kadar sanığın 2022 yılından itibaren Türkiye'de ikamet ettiği, evli ve çocuklarının da Türkiye'de bulunduğu anlaşılmış ise de, suç tarihinden sonra Türkiye'ye gelerek yerleştiği bu durumun suçun karşılığı olan cezadan kaçtığı hususunda mahkememizde kanaat oluşturduğu gözetilerek, sanık ...'nın (27/12/1988 doğumlu) iade talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla RUSYA FEDERASYONU'NA İADE TALEBİNİN KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA," şeklinde değiştirilmesi suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMNİN ESASTAN REDDİ ile sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Rusya Federasyonu, organize dolandırıcılık suçundan hakkında işlem yürüttüğü kişinin iadesini talep etmiş; iadesi istenen kişi 2021'den beri eşi, çocukları ve anne-babasıyla Türkiye'de yaşadığını, taşınmaz sahibi olduğunu, kira sözleşmesi/tapu/ikamet izni sunduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi iade (geri verme) talebini kabul edilebilir bulmuş, karar temyiz edilmiştir.

Hukuki İlke: İade talebi hakkındaki karar, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) ve 6706 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre 'iade talebinin kabul edilebilir olduğuna' şeklinde kurulmalıdır; artık uygulama imkânı bulunmayan mülga 5237 sayılı TCK'nın 18. maddesine dayanılarak 'geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna' denmesi hukuka aykırıdır. Bu aykırılık yeniden yargılama gerektirmediğinden Dairece giderilebilir.

Uygulama Sonucu: düzeltilerek onama (hüküm fıkrası değiştirilerek onama)

Dava Strateji Notu: İade dosyalarında dayanak mevzuatın güncel ve doğru gösterilmesi kritiktir; mülga TCK 18'e dayanan iade kararları esasa dokunmadan düzeltilir. Savunma açısından aile bağları, ikamet izni, tapu ve kira gibi somut belgelerin dosyaya sunulup gerekçede tartışılmasının sağlanması ve masumiyet karinesini zedeleyen ifadelerin temyiz sebebi yapılması önemlidir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla