İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2026/2059 Karar: 2026/4679 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2026/2059 K.2026/4679

5. Ceza Dairesi 2026/2059 E. , 2026/4679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/11544 Değişik iş SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2024 ta

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2026/2059 E. , 2026/4679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/11544 Değişik iş SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2024 ta

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2026/2059 E. , 2026/4679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/11544 Değişik iş SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2024 tarihli ve 2024/67157 Soruşturma, bila sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/11544 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.11.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 29.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/975 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki kurum vekilinin şikayet dilekçesinde; doğrudan alım yöntemi usulü kapsamında kuruma bağlı ... tesisinin mühimmat ayırma, ayıklama ve imha işi hizmetiin mal mübadelesi karşılığı alınması işi için ... Çevre Grup Geri Dönüşüm Atık Depolama Anonim Şirketi ile sözleşme imzalanarak işe başlandığı, kurumlarının iç denetim direktörlüğünce yapılan incelemelerde şüpheli şirketin usulsüz bir şekilde söz konusu işi aldığı, ve kurumlarına ait 216.807 kilogram kıymetli metalin teslim edilmeyerek zarara uğratıldığı, bu nedenlerle şikayetçi olduğunu beyan ettiği, Her ne kadar incelemeye konu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.03.2024 tarihli kararında Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinin kamu kurumu olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle yapılan ihalelerdeki usulsüzlüklerin de atılı suç kapsamında değerlendirilemeyeceği bu nedenle soruşturmaya konu suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğince kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; yürütülen soruşturmada öncelikle ihaleye ait tüm evrak, bilgi ve belgelerin temin edilmesi, temin edilen evrak kapsamında bilirkişi raporu alınıp bunun sonucuna göre eylemlerin hukuki vasıflandırmasının yapılması ve tespit edilecek şüphelilerin beyanlarının alınması gerekirken, maddi gerçek araştırılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. '' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Doğrudan alım yöntemi usulü kapsamında Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine bağlı ... tesisinin mühimmat ayırma, ayıklama ve imha işi hizmetinin mal mübadelesi karşılığı alınması işi için... San. ve Tic. A.Ş. ile sözleşme imzalanarak işe başlandığı, iç denetim direktörlüğünce yapılan incelemelerde şüpheli şirketin usulsüz bir şekilde söz konusu işi aldığı ve kuruma ait 216.807 kilogram kıymetli metalin teslim edilmeyerek zarara uğratıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2024 tarihli ve 2024/67157 Soruşturma, bila sayılı Kararı ile Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinin kamu kurumu olmaktan çıkarıldığından yapılan hizmet alımının Kamu İhale Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği, atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/11544 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle hizmet alımına ilişkin tüm evrak, bilgi ve belgelerin temin edilerek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasından sonra sonucuna göre eylemlerin hukuki vasıflandırmasının yapılması ve tespit edilecek şüphelilerin beyanlarının alınması gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış, bu nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/11544 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla