İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2012/11544 Karar: 2013/2976 Tarih: 2013

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/11544 K.2013/2976

6. Ceza Dairesi 2012/11544 E. , 2013/2976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının, ken

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2012/11544 E. , 2013/2976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının, ken

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2012/11544 E. , 2013/2976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının, kendisinin veya yakınının; hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta ve bu durumda failin malı doğrudan alması söz konusu olmaktadır. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Bu suçla korunan hukuki değer yalnızca malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır. Yağma, icrai hareketle işlenebilen bir suç tipidir ve bu suçun maddi unsuru hareket kısmıdır. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Cebir, ''bir kimseye karşı bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapması için zor kullanma'' anlamına gelmektedir. Burada mağdura karşı kullanılan ''zor'', fiziki zorlamadır. İradenin zorlanması cebir kavramı içerisinde değil, tehdit içerisinde değerlendirilir. Tehdit, muhatabın üzerinde zorlama etkisinin hali hazırda bedensel tesir eden zorlama ile değil gelecekte belirtilen manevi bir zorlama, korkutmayla oluşmasıdır. Ciddi tehdidin objektif olarak ciddi görünüm uyandırması ve tehdit edilen tarafından ciddiye alınması da gerekir. Yağma suçunda tehdit, şahıs veya malvarlığına ilişkin ve kişiyi büyük bir tehlikeye düşürecek ağırlıkta bulunması gerekir. İşte bu konumdaki tehdit yağmanın elverişli zorlama aracı olmaktadır. Hile ise, bir şekilde gerçeğin gizlenmesi veya farklı gösterilesidir. Bu farklı göstermenin sonucu olarak da, kişinin iradesi sakatlanmaktadır. Mağdur, rıza göstermeyeceği bir şeye rıza göstermekte, yapmayacağı bir şeyi yapmaktadır. İşte ''mağdurun iradesinin sakatlanmasına yol açan her türlü davranışı'' hile biçiminde tanımlamak olanaklıdır. Bu nedenle, hilenin hangi hareketlerle yapıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Ancak görüldüğü üzere hile yağma suçunun bir unsuru değildir. Kişinin kendi arzu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyetinin cebir, tehdit veya hile kullanılarak hukuka aykırı olarak elinden alınması da kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturmaktadır. Anılan normlar ışığında somut olaya gelince; Sanığın yanında bulunan ... ve ... isimli şahıslarla birlikte yakınanın bekçilik yaptığı Şişli Çiçek otoparkına gece saat 03:30 sularında giderek otoparka araç bırakmak istediklerini söyleyip ücretini sordukları ve yakınan ile konuştuktan sonra otoparktan ayrıldıkları, sanığın ve yanındakilerin bir süre sonra kullanımlarında olan çalıntı .... plakalı Volkswagen marka araçla otoparka gelip araçtan indikleri ve yakınandan aracı park etmesini istedikleri, şahısların hileli davranışlarına inanan yakınanın aracı otoparkta uygun bir yere çekmek için binmesini fırsat bilip sanıkların uzaktan kumanda sistemi ile otoya kilitledikleri ve yakınanın araçtan çıkamadığı, otoparkın bekçisi olması nedeniyle otoparktaki tüm araç ve anahtarların zilyedi olan yakınanı araç içerisine hapseden sanık ile yanındakilerin bu koşullardan yaralanıp otoparkın yazıhane bölümünde bulunan anahtarlardan önce ... plakalı Mercedes marka otoya ait anahtarı alıp, aracı çalıştırarak otoparktan çıkardıkları, ardından kısa bir süre sonra geri dönerek bu defa ... plakalı Opel Vectra marka aracın anahtarını alıp araç ile otoparktan ayrıldıkları, yakınanın yaklaşık 1 saat araçta mahsur kaldıktan sonra otoparka gelen bir müşteri tarafından aracın camı kırılarak kurtarıldığı, bu şekilde sanık ve yanındakilerin cebir veya tehdit kullanmaksızın yakınanı hileli davranışlarla kandırarak araca binmesini sağlayıp, onu araçta mahsur bırakarak hürriyetini tahdit ettikleri ve haksız olarak ele geçirdikleri anahtarlarla araçları bulundukları yerden almaları şeklinde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2-son, 80, 179/2 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın142/2-b, 43, 109/2-3-b maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve hürriyeti tahdit suçlarını oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla