İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2013/11480 Karar: 2013/15141 Tarih: 2013

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/11480 K.2013/15141

6. Ceza Dairesi 2013/11480 E. , 2013/15141 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1, 62, 522, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddeleri uyarınca 400.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın ertelenmesine dair İSTA

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2013/11480 E. , 2013/15141 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1, 62, 522, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddeleri uyarınca 400.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın ertelenmesine dair İSTA

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2013/11480 E. , 2013/15141 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1, 62, 522, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddeleri uyarınca 400.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın ertelenmesine dair İSTANBUL Anadolu 23.Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 05/11/1996 tarihli ve 1996/260 esas, 1996/603 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne dair aynı Mahkemenin 10/09/2012 tarihli ve 2012/619 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04.03.2013 gün ve 2012/3621/15214 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve KYB/2013/91087 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02.04.2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında "Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12. maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır." şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3.fıkrasında " İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8.maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığa verilen cezanın Anayasanın 76. maddesinde yer alan mahkûmiyetlerden olup 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle, söz konusu mahkûmiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu takdirde Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği anlaşıldığından, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca Üsküdar 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2012/619 Değişik iş sayılı kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen, 10.10.2006 günlü, 2006/186-209 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5352 sayılı Adli Sicil Yasasının 4. maddesinde, adli sicile kaydedilecek bilgiler gösterilmiş, 9. maddesinde ise, adli sicil bilgilerinin silinmesi ve bunların arşiv kaydına alınması düzenlenmiştir. Buna göre, adli sicil bilgileri; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının gerçekleşmesi ya da genel af halinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınacaktır. Görüleceği üzere, adli sicil kaydının silinip, bilgilerin arşive alınması için infazın tamamlanması yeterli kabul edilmiştir. Aynı Yasanın 14. maddesine göre, arşiv kaydındaki bilgilerin silinmesi ile ilgili kararlar üç hâkimden oluşan bir komisyon tarafından alınacaktır. 12. maddeye göre arşiv bilgileri ancak, ilgilinin ölümü veya kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi yahut fiilin yasayla suç olmaktan çıkartılması üzerine ya da yasa yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararların kesinleşmesi üzerine silinebilecektir. Açıklandığı üzere; yeni adlî sicil sisteminde, yasanın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden ve arşiv kaydından silinmesi hususunda mahkemeler yetkili kılınmamıştır. Ancak, önceki ve sonraki yasaların düzenlemeleri farklı bulunduğundan, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlara dair mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşivden çıkartılması ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere bakıldığında: 5352 sayılı Adli Sicil Yasasının Geçici 2. maddesinde; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır. (2)Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." denilmektedir. (3)Geçici 2. maddenin 2. fıkrasındaki düzenlemeye göre, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin bilgilerden adlî sicil arşivine alınanların silinmesine karar verme yetkisi münhasıran mahkemeye aittir. Bu hükme göre mahkemeler, 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuşsa veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuşsa adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verebilecektir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinin ikinci fıkrasında, "taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar”ın, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemeyecekleri hükme bağlanmıştır. Bunun gibi çeşitli özel yasalarda; Örneğin; 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 48, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasasının 8/h, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 5/a, 1512 sayılı Noterlik Yasasının 7, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Yasasının 2/b, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Yasasının 4/d, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Yasanın 10/d maddelerinde, affa uğramış olsa bile, belirli suçlardan mahkûmiyet, bazı görevlere getirilmeye ve bir kısım hakları kullanmaya engel olarak kabul edilmiştir. Yine, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Yasanın, ateşli silah taşıma ve bulundurma yetkisine sahip olanlarla ilgili düzenleme içeren 7. maddesinin 4534 sayılı Yasa ile değişik son fıkrasında da; "Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara; affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez." denilmektedir. Özel yasalarda yer alan bu hükümler nedeniyle, bu mahkûmiyetlerin adli sicil arşivinde muhafazası ve istenildiğinde ilgili kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. İşte bu nedenledir ki, 5352 sayılı Adlî Sicil Yasasının Geçici 2. maddesinde, Anayasa'nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan ve "affa uğramış olsa dahi" bazı görevleri üstlenmeyi veya bazı hakları kullanmayı engelleyen suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Somut olaya gelince; Hükümlü ...'un hırsızlık suçundan aldığı hapis cezasının, hüküm tarihinden bu yana, adli sicildeki sabıka kaydının silinebilmesi bakımından 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen sürenin geçtiği anlaşılmakta ise de bu mahkûmiyet Anayasa'nın 76. maddesinde ve diğer bazı yasalarda hakları kısıtlayıcı nitelikte olduğu kabul edilen mahkûmiyetlerden olduğu açıktır. Bu durumda, hırsızlık suçuna ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesine göre hüküm çeşitlerinden sayılmakla birlikte, esası çözmeyen adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları ile hüküm niteliğinde olmayan yargılamanın durmasına dair kararlar ve diğer hâkim veya mahkeme kararları CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca yasa yararına bozulduğunda, kararı veren hakim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılacak, bu kabil kararların yasa yararına bozulmasının ilgililer aleyhine sonuç doğurmayacağı yolunda bir kurala Yasada yer verilmemesi nedeniyle, bu hususa bakılmaksızın yeni bir karar verilecektir. Yerel Mahkemenin istem sahibi ... hakkındaki mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine ilişkin kararı, 5271 sayılı CYY.nın 223. maddesinde yazılı hüküm türlerine dahil bulunmamakta, niteliği ve hasıl ettiği etki ve neticeleri itibariyle de infaz hukukuyla ilişkili bir mahiyet taşımaktadır. Bu itibarla yasanın 309/4-a maddesi kapsamında değerlendirilemeyecek böyle bir kararın yasa yararına bozulmasının ilgili aleyhine sonuç doğurması mümkündür. Ayrıca kararı veren mahkemece bozma doğrultusunda yeniden bir karar verilmesi de zorunludur. Bu değerlendirmeler ışığında; hırsızlık suçuna ilişkin mahkumiyet bilgilerinin adli sicil arşiv kaydından silinmesi isteğinin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, ÜSKÜDAR 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2012 tarih ve 2012/619 Değişik iş. sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, Üsküdar 3.Asliye Ceza Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak bozma doğrultusunda karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla