Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2022/1202 E. , 2023/12385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1421 E., 2019/2845 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükme yönelik is
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2022/1202 E. , 2023/12385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1421 E., 2019/2845 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1611 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/545 Esas, 2019/131 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi. 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/1421 Esas, 2019/2845 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, "..mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair hüküm fıkrasının 9. Maddesindeki kararın tamamen hükümden çıkarılması suretiyle", 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanık, mağduru hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit ettiğinden suç vasfında hataya düşüldüğüne, 2. Değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesi uyarınca sadece yaralama suçundan ceza verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın mağdur ...'u mağdura ait iş yerinden temin ettiği soda şişesini boğazına dayayarak 100,00 TL istediği ve yaklaşık bir saat sonra yine iş yerinde tanıkların yanında sanığın bıçak göstererek "boş gelmedim" dediği anlaşılmıştır. 2. Sanık yakalandığında üzerinde bıçak bulunduğu ve bıçağı sanığın rızası ile teslim ettiğinin belirlendiği, 01.04.2018 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanığın mağduru önüne alarak, kameraların olmadığı iş yerinin arkasına doğru gittikleri, sanık ...'ın raftan eline bir soda şişesi aldığı, bir dakika sonra tekrar kameraların olduğu kısma geldikleri sırada sanığın mağdurun çıkmasını engellediği, yaklaşık bir saat sonra tanık H.Ç.'nin iş yerine geldiği, komşu pastane sahibi ..., mağdur ... ve sanık ...'in geldikleri ve görüntü kaydı olmayan iş yerinin arka tarafına doğru gittiklerinin tespit edildiği, mağdurun işlettiği kuruyemiş dükkanının görüntülerinden elde edilen 02.04.2018 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Mağdur ...'un alınan kati hekim raporunda sanık ...'in kendisini elleri ile iteklediği şeklindeki beyanı ile uyumlu olarak göğüs kısmında hassasiyet bulunduğunun belirtildiği 01.04.2018 tarihli genel adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur. 5. Tanık H.Ç.'nin mağdurlarla kısmen uyumlu ifade de bulunduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, tekerrür koşulları oluşmadığından hükümden çıkartılarak düzeltildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedinin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. 5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da "suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 15.12.2009 tarihli, 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında ve gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi ve 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb. de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın mağdurun boğazına soda şişesi dayayıp tehdit ederek 100,00 TL istemesi karşısında, suç tarihi olan 01.04.2018 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1421 Esas, 2019/2845 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.