İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/1352 Karar: 2024/11753 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1352 K.2024/11753

6. Ceza Dairesi 2023/1352 E. , 2024/11753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2605 E., 2022/3108 K. SUÇ : Gece vakti silahla konutta yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/1352 E. , 2024/11753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2605 E., 2022/3108 K. SUÇ : Gece vakti silahla konutta yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/1352 E. , 2024/11753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2605 E., 2022/3108 K. SUÇ : Gece vakti silahla konutta yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendiin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun sanığın kayınvalidesi olduğu, sanığın gece vakti demir korkuluklara çıktıktan sonra balkondaki camı kırmak suretiyle mağdurun evine girdiği, içeri girdikten sonra da mağdurun yatak odası kapısını zorlayarak içeri girdiği, mağduru önce yumrukla darp eden sanığın elindeki bıçakla mağduru yaraladığı, boynundaki kolyeyi çekerek aldığı, yatağın üzerindeki cep telefonunu da aldıktan sonra mağduru tehdit ettiği iddia edilen olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında olay sırasında mağdurun boynundan çekerek zorla kolyesini almadığını beyan ettiği, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların mağdurun beyanını teyit etmemeleri, mağdurun beyanına nazaran damadı olan sanık ile aralarında kızının evini terk etmesi nedeniyle husumet bulunması, mağdurun olayın hemen sonrasında alınan adli raporunda boynunda herhangi bir yaralanma bulgusuna dair tespit bulunmayışı ile son celsede mağdurun kolyeyi evde bulduğuna yönelik beyanı karşısında, sanığın mağdura ait cep telefonu dışında boynundan zorla kolyeyi aldığına dair yeterli delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık tarafından olay sırasında sadece mağdura ait cep telefonunun alındığının kabulü gerektiği, sanığın beyanında mağdurun telefonunu alma nedeninin eşinin telefonunda engelli olduğu için arayamadığından, eşine mağdurun telefonundan ulaşmak olduğu, eşini aradıktan sonra, üzerinde kalan telefonu, olayın akabinde 08.11.2021 tarihinde kolluk görevlilerine ... dahilinde teslim etmiş olduğu, mağdurun yargılama sırasında zararının giderildiğini olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olmadığı yönündeki beyanı da dikkate alındığında, sanığın telefonu alma amacıyla hareket etmediği, eşini aramasından sonra üzerinde kalması nedeniyle, faydalanma kastı ile hareket etmediği, bu durumda yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin silahla kasten yaralama ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/527 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 168/3 ve 62. maddeeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına dair kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2022/2605 Esas, 2022/3108 sayılı kararı ile esastan reddine dair kararın dairemize geldiği anlaşılmakla, Her ne kadar çoğunluk tarafından sanığın telefonunun eşinin telefonunda engelli olduğu için arayamadığından, mağdurun telefonundan eşine ulaşmak için eşini aradıktan sonra telefonun üzerinde kaldığını bu sebeple faydalanma kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de, Dosyanın incelenmesinde müştekinin sıcağı sıcağına hazırlıkta verdiği ifadede sanığın savunması, söz konusu telefonun teslimine ilişkin teslim tutanağı, 08.11.2021 tarihli tutanak, mağdura ait doktor raporları, yine mağdura ait Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 291/1, yine Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 191/1, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 1 yıl 8 ay hapis, yine Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 191/1, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 142/1 ve 143/1, yine Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 141/1, 143 ve 58. maddelerini kapsar birden fazla sabıka kaydını gösterir sabıka kayıtları ve tüm dosya münderecatıyla gece vakti sanığın demir korkuluklardan eşi ile uzaklaştırma kararının olduğu dönemde kayınvalidesinin evine gittiği, camı kırarak içeri girdiği ve mağduru darp ettiği daha sonra bıçaklayarak müşteki beyanına göre kolye ve telefonunu alıp olay yerinden uzaklaştığı, bilahare olayın adliyeye intikalinden sonra telefonun iade edildiği, sanığın kendiliğinden telefonu herhangi bir güvenlik kuvvetine teslim etmediği, yağma suçu yönünden kanun gerekçesinde herhangi bir faydalanma kastından bahsedilmediği, buna göre telefonu almakla suçun sabit olduğu, kolyenin alınmadığını kabul etsek bile telefonu aldığınının sabit olduğu, sanığın yağma suçunu işlediği, suçun vasfının yağma olduğu, yağma suçundan cezalandırılması gerektiği ancak iadenin soruşturma sırasında yapıldığı buna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi gereğince cezasından daha fazla indirim yapılması gerektiğinden bu yönden bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla