İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/15458 Karar: 2025/4062 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/15458 K.2025/4062

6. Ceza Dairesi 2023/15458 E. , 2025/4062 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/192 E., 2022/969 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esa

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/15458 E. , 2025/4062 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/192 E., 2022/969 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esa

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/15458 E. , 2025/4062 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/192 E., 2022/969 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Banka Kartının Kötüye Kullanılmasına Teşebbüs Suçuna Yönelik Yapılan İncelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Mağdurların ve tanıkların beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, olay yeri inceleme raporu, yakalama tutanağı ile dosya içerisinde yer alan diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Mağdurun olay tarihinde açık bir alan olan Filistin Parkı'nda bulunduğu esnada daha önceden tanımadığı sanık ...'in mağdurun yanına gelerek oturduğu, birlikte sohbet etmeye başladıkları, sanığın sohbetin devamında kendisinden sigara ve para istediğini, cüzdanını alarak içinden banka kartını ve kimliğini aldığını, kimliğini istediğinde kendisine siyah renkli tabanca göstererek öldürmekle tehdit ettiğini, yakınlarından para istemesini söylediğini, telefonundaki kişileri arayarak yakınlarından para istediğini, birlikte önce Ziraat bankası Atm sine gittiklerini kartı mağdurun kendisinin kullanmaya çalıştığı ancak yakının gönderdiği parayı çekemediği, daha sonra Orduevi karşısındaki ... İletişim isimli iş yerine giderek cep telefonunu sattıklarını, şahsın 200 TL parayı aldığı olayda; olaydan sonra sıcağı sıcağına alınan mağdur beyanında sanık tarafından silah gösterildiğinin iddia edilmesi, cep telefonunun bir işyerinin bahçesinde yağmalanması, yine bu cep telefonunun satımından elde edilen paranın da bir işyerinde sanığın uhdesine geçmesi hususları nazara alındığına; sanığın mağduru silahla tehdit ederek telefonunu ve cüzdanını aldığı (Filistin Çay Bahçesi) ve telefonunu satmaya zorladığı (... İletişim ve Saatçilik ) yerlerin iş yeri oldukları sanığın eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu; hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1. maddesinin (a) ve (d) bentlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, hukuka aykırılık bulunmuştur. 2. ''Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma'' suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca ayrı "Beraat" kararı verilmiş ise de; mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanlarından farklı olarak Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan 26.10.2022 tarihli celsesinde beyanını değiştirerek olayı daha önceki beyanlarından farklı olarak anlattığı, şikayetinden vazgeçen ve sanığın ailesi ile olay sonrası irtibat kurarak zararı karşılanan mağdurun sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarını değiştirdiğinin kabulü ile mağdurun bu beyanlarına itibar edilemeyeceği, mağdurun sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanında; silahla tehdit ederek önce bankamatiğe sonra da telefoncuya zorla götürdüğünün sabit olduğu, yaklaşık 2 kilometre yol yürüdükleri, sanığın bu suç yönünden de cezalandırılması gerektiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; tehdit altında bulunan mağdurun hareket özgürlüğünün sanık tarafından kısıtlanması ve sonrasında serbest bırakılması karşısında, tüm dosya kapsamında ki deliller ile sanığın üzerine atılı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 109/3-a, 110, maddedeki suçtan cezalandırılması gerektiği; gözetilmeden beraat kararı verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur. II. KARAR A. Sanık Hakkında Banka Kartının Kötüye Kullanılmasına Teşebbüs Suçuna Yönelik Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/192 Esas, 2022/969 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Van Bölge Adliye 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla