İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/16702 Karar: 2025/3404 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/16702 K.2025/3404

6. Ceza Dairesi 2023/16702 E. , 2025/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3359 E., 2023/429 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünü

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/16702 E. , 2025/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3359 E., 2023/429 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünü

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/16702 E. , 2025/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3359 E., 2023/429 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.07.2013 tarih ve 2012/2-1518 esas-2013/154 karar sayılı ilamında da değinildiği üzere, Ceza muhakemesi yapılabilmesi için bir takım "olmazsa olmaz" (sine qua non) şartlar aranır. Muhakeme yapılmasına engel olan bu şartlardan birisi "Non bis in idem" olarak ifade edilen, hüküm veya açılmış dava bulunmamasıdır. Kanunlarda açıkça yazılı olmadan da yaşayan bir hukuk normu olarak uygulanan, doktrinde de kabul olunan ve muhakeme hukukunun ana ilkelerinden olan "Non bis in idem" ilkesi, 5271 sayılı Kanun’un "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223. maddesinin yedinci fıkrasında; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilecektir. Bu açıklamalar ışığında, sanık ... hakkında mağdur ...'na yönelik 11.04.2022 tarihli eylemleri sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2014 tarihli iddianamesi ile, nitelikli yağma ve silahla tehdit suçlarından dava açıldığı, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli 2014/82 Esas, 2014/164 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan beraat kararı, silahla tehdit suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi üzerine, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/598 Esas, 2020/268 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hüküm açıklanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2021/3359 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın, nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 62 ve 53. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse de, bu tehdit eyleminin beraat kararı verilen ve kesinleşen nitelikli yağma suçunun unsuru olduğu ve içinde eridiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılması üzerine, aynı eyleme ilişkin olarak sanık hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli, 2021/3359 Esas ve 2023/429 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla