Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/17237 E. , 2025/192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2742 E. 2023/700 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama, tefecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/17237 E. , 2025/192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2742 E. 2023/700 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama, tefecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre katılan sanık ..., sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: 1. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyete İlişkin Hüküm Yönünden Yapılan Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Katılan Sanık ...'a Yönelik Eyleminden Dolayı Sanıklar ...,... Hakkında Yaralama; Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Mahkumiyete İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan Katılan Sanık ... Vekilinin, Sanık ... Müdafiinin, Sanık ... Müdafiinin, Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 02.05.1983 günlü ve 65/119 Esas -karar, 02.05.1994 günlü ve 97-126 Esas-karar sayılı ve YCGK 2011/370 Esas, 2011/302 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirlemek için hüküm tarihindeki yasal düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/15-509 Esas 2014/170 Karar sayılı ilâmlarında ve yine CGK 27.12.2011 tarih 370 Esas 302 Karar, ve yine CGK 06/12/2011 tarih 185 Esas 249 Karar sayılı kararları başta olmak üzere pekçok kararında da gösterildiği üzere; miktar itibarıyla kesin nitelikteki hükümlerin, kesinlik sınırını aşar nitelikle yaptırım öngörmesi halinde suç vasfına yönelik temyiz üzerine, temyiz incelemesine konu olabileceklerine işaret edilmiştir. Kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde temyiz edilebilirlik niteliği kazanacaktır.( CGK 2011/370 E., 2011/302 K.) Yargıtay Yerleşik Uygulamaları dikkate alındığında bir hüküm kesin bile olsa eğer suçun vasıf ve niteliğiyle temyiz içeriği gerektiriyorsa (kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde) kesin nitelikteki kararlar kaldırılıp esastan inceleme yapılabileceği duraksamasız kabul edilmektedir. Somut olayımızda eylemin cebir tehdit ve müessir fiil değil yağma suçunu oluşturduğuna ilişkin suçun vasfına yönelik temyiz talebinde bulunulduğu ve bu nedenle işin esasına girilmesi gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede; Katılan sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... tarafından darp ve tehdit edilerek ve yine sanık ... tarafından tehdit edilerek cep telefonunun kendisinden alınması olayında, cep telefonunun katılan sanık ... ile sanık ...'nın ayrılık aşamasında olduğu eşi arasındaki yazışmalar ve görüşmelerin tespit edilmesi amacıyla elinden zorla alındığı ve daha sonra katılanın kardeşi ...'ye teslim edildiği olayda sanıkların mal edinme kastı olmadığından yağma suçunun unsurlarının bulunmadığı, kıskançlık sebebiyle telefonun kontrol edilmesi amacıyla yapıldığı, yağma faydalanma kastından bahsedilemeyeceği, İlk derece mahkemesinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik tehdit ve yaralama suçları ile ilgili yaptığı nitelendirmenin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan sanık ... vekilinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar ...,... hakkında yaralama; sanıklar ..., ..., ... Hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2022/2742 Esas, 2023/700 Karar sayılı kararında katılan sanık ... vekilinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 3. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Şikâyetçiler ... ve ...'a Yönelik Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyete İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; İlk derece mahkemesince verilen hükümlerdeki hapis cezası Bölge Adliye Mahkemesince cezası artırılmış olduğu için 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğundan tebliğnamedeki " RED" görüşüne itibar edilmeyerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2022/2742 Esas, 2023/700 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiinin, katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 4. Sanıklar ..., ... Ve ... Hakkında Katılan Sanık ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyete İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin, katılan sanık ... vekilinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, şikâyetçi beyanlarını destekleyen tarafsız tanık ...'ın sıcağı sıcağına alınan sanıkların şikayetçiyi zorla araca bindirdikleri yönündeki beyanı, ölen sanık ...'ya ait olup dosyada çözümü bulunan itiraflarına ilişkin ses kayıtları, HTS ve baz istasyonları sinyal bilgi kayıtları ile sabit olduğundan sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2022/2742 Esas, 2023/700 Karar sayılı kararında sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin, katılan sanık ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 5. Sanıklar ... Ve ... İle Katılan Sanık ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyete İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ..., ... müdafilerinin, katılan sanık ... vekilinin, katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Sanıklar hakkında, ... adıyla oluşturdukları suç örgütü görünümüyle, kolluk birimlerine çoğunlukla 2010 yılından itibaren intikal eden adam öldürme, tehdit, yaralama, hürriyeti tahdit gibi çok sayıda suç kaydı nedeniyle oluşan korkutucu güçten faydalanarak kendilerine menfaat sağlamaları nedeniyle var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak katılan ...'ya yönelik yağma eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-f bendinin de uygulanması gerekmekte ise de; taktir edilen ceza miktarı itibari ile sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2022/2742 Esas, 2023/700 Karar sayılı kararında sanıklar ..., ... müdafilerinin, katılan sanık ... vekilinin, katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.