İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/17374 Karar: 2024/8606 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/17374 K.2024/8606

6. Ceza Dairesi 2023/17374 E. , 2024/8606 K. "İçtihat Metni" Nitelikli yağma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.06.2022 tarihli ve 2022/1808 soruşturma, 2022/4572 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine iliş

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/17374 E. , 2024/8606 K. "İçtihat Metni" Nitelikli yağma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.06.2022 tarihli ve 2022/1808 soruşturma, 2022/4572 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine iliş

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/17374 E. , 2024/8606 K. "İçtihat Metni" Nitelikli yağma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.06.2022 tarihli ve 2022/1808 soruşturma, 2022/4572 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/3803 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 12/05/2023 gün ve 94660652-105-43-31867-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/06/2023 gün ve 2023/58281 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nin 08.02.2022 tarihli ve 14.04.2022 tarihli ifadelerinde özetle; şüphelinin arızalı aracını tamir etmesine rağmen ücretini ödemediğini ve aradan zaman geçtikten sonra hatalı tamire bağlı olarak aracın bozulduğunu iddia edip buna karşılık kendisine zorla 7.500,00 Türk lirası bedelli senet imzalattığını, kendisinin senet tutarını ödeme gücü olmadığını beyan etmesi üzerine, şüphelinin kendisine 3.000,00 Türk lirası tutarı 6.000,00 Türk lirası olarak ödemek şartıyla verebileceğini söylediğini ve şüphelinin yaptığı bu teklifi kabul ettiğini, akabinde şüphelinin kendince masraf çıkartarak 5.000,00 Türk lirası bedelli senet imzalattığını, geçen zaman diliminde şüphelinin devamlı olarak kendisinden para istediğini ve kendisinin de şüphelinin tehdit ve korkutmalarından dolayı bu paraları verdiğini, yine şüphelinin yalancı tanıklık yapmak üzere kendisi üzerinde baskı kurduğunu, bir dosyada yalancı tanıklık yapmaması üzerine tekrar 15.000,00 Türk lirası bedelli senet imzalatmaya çalıştığını iddia etmesi, müştekiler ... ve ...'ın 14/04/2022 tarihli ifadelerinde özetle; şüphelinin aracını eksiksiz tamir etmelerine rağmen, daha sonra şüphelinin birden fazla kez aracın farklı bir yerinde sorun olduğunu dile getirerek yapılmasını istemesi üzerine aracın kendileriyle ilgili olmayan birçok işlemini yapmak zorunda kaldıklarını iddia etmeleri, müşteki ...'ın 14.04.2022 tarihi ifadesinde özetle; şüphelinin ticari aracına çarptığını, aracın tamiri sırasında ticari aracın çalışmadığı süreye karşılık şüphelinin 250,00 Türk lirası istemesi sebebiyle bu tutarı şüpheliye ödediğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin müştekilere cebir ve tehdit kullanmak suretiyle menfaat temin ettiğine dair müştekilerin soyut beyanı dışında kamu davası açmaya yeterli delil bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1-Müşteki ...'nin 08.02.2022 tarihli ifadesinde, "...... bana ben sana 3000 TL para vereyim sen bu parayı bana 6000 TL olarak ayda 750 taksitle öde dedi......'un teklifini kabul etmek zorunda kaldım." şeklinde beyanda bulunduğu, tanıklar ... ve Mustafa Imad Mahmood'un ifadelerinde müştekinin şüpheliye sürekli ödeme yaptığını beyan ettikleri, buna karşılık şüphelinin 14.04.2022 tarihli savcılık ifadesinde, aracında oluşan zararının giderilmesi amacıyla müşteki ile sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmenin kendisinde bulunduğunu ayrıca müştekinin aldığı borçlara karşılık müştekiden senet aldığını beyan ettiği, müşteki tarafından teslim edilen peçete üzerinde "Pazartesi ya da salıya 3.000 TL ayarla tamam mı, 2 senelik borcu 4 senede ödedin mi zam yersin tekrardan fazladan ödeme mi yapmak istiyorsun, bak süre acar uzuyor" şeklinde ifadelerin yazılı olduğu, 14.04.2022 tarihli CD inceleme tutanağının 7. sayfasında yazılı olan şüpheli beyanında, "Bi de bana ödemen gereken 12 bini düşün. Zaten senin 12 bin. 15'de bu olsa 27 bin lira. Daha bırak geri kalanları..." şeklinde söylemlerin olduğu; tüm bu beyanlar ve deliller ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241/1. maddesinde yer alan, "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; müşteki ... ile şüpheli arasında müştekinin iddia ettiği olay bakımından alacak borç ilişkisinin varlığı asıl ise de, adı geçen müştekinin 3.000,00 Türk lirası aldığı borcu 6.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini ifade ettiği, müştekinin aldığı bu borca karşılık şüpheliye senet verdiği, bunun yanı sıra taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen sözleşme ile müştekinin ayrıca yükümlülük altına sokulduğu, bu hususların şüphelinin 14/04/2022 tarihli savcılık ifadesi ile sabit olduğu, dolayısıyla müştekinin 3.000,00 Türk lirası borç için hem senet verip hem de sözleşme ile borç altına sokulması karşısında aldığı borca karşılık aynı tutarda borç altına girmediğinin aşikâr olduğu, şüpheli tarafından yazıldığı belirtilen notta adı geçen müşteki tarafından fazladan ödeme yapıldığının yazılı olduğu, CD inceleme tutanağında çözümü yapılan şüpheli beyanlarında da bu hususun vurgulandığı ve tanık ifadelerinde belirtildiği şekilde uzun yıllardır düzenli olarak ödeme yapılmasına rağmen borcun devam etmesinin ticari ve ekonomik hayatın olağan işleyişine aykırı olduğu cihetle; bu olay bakımından şüphelinin müşteki ...'ye yönelik eyleminin tefecilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Müşteki ...'nin şüphelinin kendisini korkutmak suretiyle kendisinden zorla 7.500,00 Türk lirası ve 5.000,00 Türk lirası bedelli senetler aldığı, yine 15.000,00 Türk lirası bedelli senedi baskı kurarak imzalatmaya çalıştığı iddiasına ilişkin ise, şüphelinin 14.04.2022 tarihli savcılık ifadesinde, aracında oluşan zararının giderilmesi amacıyla müşteki ile sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmenin kendisinde bulunduğunu belirtmesine rağmen bu sözleşmenin celp edilerek incelenmediği, şüphelinin aynı tarihli ifadesinde müştekinin borcuna karşılık 30.000,00 Türk lirası bedelli senet aldığını ve bu senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, yine müştekiden borcuna karşılık aldığı 7.5000,00 Türk lirası ve 5.000,00 Türk lirası bedelli senetlerin kendisinde bulunduğunu beyan etmesine rağmen bu hususlarda araştırma yapılmadığı anlaşılmakla; şüphelinin kendisinde bulunduğunu belirttiği sözleşme ve senetlerin celp edilerek incelenmesi, bahse konu senetlerden kaynaklı şüpheli tarafından başlatılan icra takibine ilişkin dosyaların getirtilip incelenmesi gerektiği, şüphelinin alacaklı sıfatıyla başkaca yaptığı icra takip dosyaları, takibe esas senet veya diğer belgeler ile hakkında tefecilik suçuna ilişkin başka soruşturma ya da kovuşturma evrakı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği cihetle, anılan hususların tamamlanarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, 2-Müşteki ...'nin şüphelinin kendisini korkutarak ve tehdit ederek kendisinden sürekli para aldığı iddiasına ilişkin ise, tanık M.I.M'nin ifadesinde "... geldiği zamanlarda ... abiden hiç borç olmadığı halde karşılıksız olarak para istediğini.. duydum. Hatta ..... aracından bıçak alarak beline koyardı. Belinde her zaman bıçak taşırdı ve bunu ... abiye gösterirdi." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık M.I.M'nin "Kendisi işyerine sürekli gelip gitmekte ve geldiğinde bağırıp çağırıp tehdit etmektedir. Kendisinin belinde gördüğüm kadarıyla sürekli bıçak vardır." şeklinde beyanda bulunduğu, 14.04.2022 tarihli CD inceleme tutanağının 5 ve 7. sayfalarında yazılı olan şüpheli beyanında, "Senin kanın iyi gidecekti bende. Senin işin zor. Bundan sonra iki iki ödeme yapcan ... bana..." şeklinde söylemlerin olduğu; müşteki beyanı ile uyumlu tanık beyanları ve CD inceleme tutanağına yansıyan konuşmaların iddianame düzenlenmesi açısından yeterli kabul edilebileceği nazara alındığında, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirilmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Kütahya Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/10/2022 tarihli ve 2022/3803 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla