Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/17838 E. , 2025/4288 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/258 E., 2022/1424 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/17838 E. , 2025/4288 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/258 E., 2022/1424 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama Ceza Genel Kurulu'nun 11.11.2021 tarihli ve 2020/1-435 Esas, 2021/548 Karar sayılı kararında da "7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin olarak “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” açık hükmü gözetildiğinde elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu" açıkça belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, sanık ... müdafiinin yokluğunda verilen mahkûmiyete ilişkin kararın, sanık müdafii adına 30.05.2022 tarihinde yapılan elektronik tebligatın, 5 gün sonra 04.06.2022 tarihinde tebellüğ etmiş sayılması gerektiği, 15 günlük temyiz süresinin 19.06.2022 günü sona erdiği, ancak bu tarih resmi tatil günü olan Pazar gününe denk geldiğinden, ilk iş günü olan 20.06.2022 tarihi mesai bitiminde sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında; sanık müdafii tarafından 20.06.2022 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamede süre yönünden red isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirtikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların yargılama giderlerinden sebep oldukları miktar yönünden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde düzeltilmesi ve aynı Yasa'nın 283/1.maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle toplam cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirtilmesi gerekirken, sonuç cezanın 3 yıl hapis cezası üzerinden infazı olarak düzeltilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/1424 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararının BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "yargılama giderinin eşit şekilde tahsiline” ilişkin bölümün çıkartılarak, “...sanıkların neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” eklenmesi, "sanıklar hakkında aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle sonuç cezalarının 5271 sayılı Yasa'nın 283/1.maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası üzerinden infazına” paragrafı çıkartılarak yerine, "sanıkların kazanılmış hakları nazara alınarak neticeten 3 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına," paragrafı eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.