Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/18721 E. , 2025/4642 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3198 E., 2022/3515 K. MAĞDURLAR : ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahk
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/18721 E. , 2025/4642 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3198 E., 2022/3515 K. MAĞDURLAR : ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/3198 Esas, 2022/3515 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: 1. Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık ... ... müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; sanık ... ... müdafiinin süresinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince verilen 27.12.2021 tarihli ve 244-1662 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;"" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanık ... ...'ın yokluğunda verilen kararın usulüne uygun ve "5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerir şekilde sanık ... ...'a (Ceza infaz kurumunda olması halinde cezaevinde karar içeriği kendisine okunup/anlatılmak ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmek suretiyle tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğinin sağlanması, 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında ilk derece mahkemesinin 24.09.2019 tarihli beraat kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun suçunun sübut bulduğu gözetilmeksizin beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak beraat hükmünün bozulduğu, bozma üzerine ilk derece mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince beraat hükmünün mahkûmiyet veya mahkûmiyet hükmünün beraat olması gerektiği yönünde bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkumiyet hükmünün Dairemizin 12.02.204 tarihli 2023/20055 Esas ve 2024/1710 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; temyizi kabil olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin 30.11.2022 tarihli Bölge adliye mahkemesinin kararının tebliğ edildiği, ancak müdafiinin temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ...'e gerekçeli kararın usulune uygun ve "kanun yolu, mercii ve süresi" belirtilerek, ayrıca "5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerir şekilde tebliğinin sağlanması, Tebliğ - tebellüğ evraklarının ve sanık ... ..., suça sürüklenen çocuk ...'in hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.