Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/19330 E. , 2025/4853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1274 E., 2023/1153 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/19330 E. , 2025/4853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1274 E., 2023/1153 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/249 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 35/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/1274 Esas, 2023/1153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, mağdurların sanığa yardımcı olmak amacıyla 200.000,00 TL para vermeyi taahhüt ettiklerine, aralarında hukuki bir alacak ilişkisi doğduğuna ve 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın engelli olması ve bunun mağdurlar tarafından bilinmesi sebebiyle suçun tehdit unsurun gerçekleşmediğine, mağdurların şikâyetçi olmadığına, suçun nitelikli halinin uygulanmasının adaletli olmadığına, teşebbüs hükümleri uygulanırken alt sınırdan indirim yapılmasının hatalı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un “Suça teşebbüs” başlıklı 35. maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.” denilmektedir. Sanığın yargılamaya konu nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu telefonla arayarak ve yazılı ileti göndermek suretiyle işlediğinin kabul ediliği somut olayda, temel cezadan indirim yapılırken sanığın suç yolunda katettiği mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak üst sınırdan indirim oranının belirlenmesi yerine, en alt sınırdan indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. 3. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2025 tarihinde karar verildi.