İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19559 Karar: 2025/2014 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19559 K.2025/2014

6. Ceza Dairesi 2023/19559 E. , 2025/2014 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1379 E., 2023/586 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Ret, Kısmi Onama Yapılan ön inceleme

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19559 E. , 2025/2014 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1379 E., 2023/586 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Ret, Kısmi Onama Yapılan ön inceleme

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19559 E. , 2025/2014 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1379 E., 2023/586 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Ret, Kısmi Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu; sanık ... müdafii kendisine 02.04.2023 tarihinde tebliğ edilen kararı yasal süresinden sonra sanık tarafından 26.05.2023 tarihinde temyiz ettiği; diğer sanık ... müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu görülmekle, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1. maddesi uyarınca kesin olduğu, başkaca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 62. maddeleri uyarınca ikişer kez 10 yıl; aynı Kanun'un 109/3-a-b, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2022/1379 Esas, 2023/586 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, kabule göre 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde yer alan alacağın tahsili amacıyla tehdit hükümlerinin tartışılması gerektiğine ilişkindir. Sanık...ve müdafiinin temyiz istemi, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, hukuka aykırı delile dayanarak hüküm kurulduğuna, şüphe nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, somut olayda; Olay günü, mağdur ve katılanın birbirine yakın ATM'lerden para çektikleri esnasa sanıkların yanlarına geldiği, sanıkların mağdur ve katılanın yasadışı bahis şirketi adına çalıştıklarını anladıkları, bu hususun mağdur ve katılanca doğrulandığı, sanıkların mağdur ve katılanı sanık ...'ın önceden kiraladığı 34 ZH 0667 plakalı araca bindirdikleri, yolda sanıklara yasadışı bahisten kazandıkları parayı almak için bu işi yapanların isimlerini ve parayı nasıl alacaklarını sordukları, bu sırada sanık ...'ın yanında bulunan silahı doldur boşalt yaparak mağdur ve katılanı tehdit ettiği, olay günü sanık ...'ın rızası üzerine araçta yapılan aramada kuru sıkı tabanca fişeklerinin ele geçirildiği olayda; Nitelikli yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdit eyleminin malı- parayı almaya yönelik olması gerekir. Malı almaya yönelik olmayan vebir ve tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez. Somut olayda sanıkların silahla tehdit eylemini kendilerini dolandırdıklarını düşündürdükleri ve mağdurların adına çalıştıkları kişi veya kişilerin isimlerini ve iletişim bilgilerini almak amacıyla gerçekleştirdikleri; sanıkların mağdur ve katılandan silah tehdidi ile para aldıkları hususunda mağdur ve katılan beyanı dışında delil bulunmadığı, sanıkların her aşamada para aldıkları hususunu inkar ettikleri anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ışığında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 43/2. maddesinde yazılı nitelikli tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz Talebi Hakkında Sanık...müdafiinin 02.04.2023 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra 26.05.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükümlerin BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi uyarınca, kararın temyiz istemi süre yönünden reddedilen sanık ...'a sirayetine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla