Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/19833 E. , 2025/9077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/520 E., 2023/1008 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İstanbul Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/19833 E. , 2025/9077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/520 E., 2023/1008 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli, 2022/520 Esas ve 2023/1008 Karar sayılı ek kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli, 2019/90 Esas ve 2021/579 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun' un (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,d,h, 53 maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 29.03.2023 tarihli, 2022/520 Esas ve 2023/1008 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince sanıklar... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli, 2022/520 Esas ve 2023/1008 Karar sayılı ek kararı ile "Katılan ... vekilinin istinaf isteminin süresinde olmadığına yönelik red kararına istinaf istemi yönünden dairece verilen istinaf başvurusunun esastan red kararı kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından bu yöndeki vaki istemin 5271 sayılı Kanun’un 296/1.maddesi uyarınca reddine", karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın mahkumiyetine yetecek şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın hiçbir şekilde tanımadığı katılanın iftirasına kurban gittiğine, katılanın evinde başka bir kişinin daha bulunduğuna ve bu kişinin dinlenmediğine, delil olarak sunulan ses kayıtlarının tanık.... tarafından hukuka aykırı şekilde üretildiğine Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun kayıtlarına göre olayın meydana geldiği gün müvekkilinin gün boyunca İstanbul Anadolu yakasında olduğuna ve Avrupa yakasına hiç geçmediğine, diğer sanıkların beraat almasına karşın sanığın ceza almasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Beraat Ve Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Karşı Katılan Vekilinin Ek Karara Yönelik Temyizinin İncelemesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarih ve 2022/520 Esas, 2023/1008 Karar sayılı kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 273/1 maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmakla, istinaf talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan bahisle istinaf başvurusunun reddine dair kararların kesin nitelikte olup temyiz incelemesine tabi olmadığından aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm değerlendirildiğinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyizinin İncelemesine Gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın savunmalarında üzerine atılı nitelikli yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, katılanın 12.01.2018 günlü ilk ifadesinde "... Tanımadığım, eşgallerini alamadığım, tekrar görsem tanıyamayacağım... " şeklinde olayın faillerini teşhis edemeyeceğini açık açık beyan ettiği, bu nedenle teşhis yaptırılamadığı, bu beyanından daha sonra 31.05.2018 tarihli eşgal bilgilerine dayalı fotoğraf teşhis tutanağına göre yani olaydan yaklaşık 6 ay sonra teşhis bilgilerini verdiği sanığın, olay yerine hiç gitmediğini beyan edip kullandığı telefonu olarak bildirdiği telefonun baz incelemesinde de olay yerinde bulunmadığı hususları dikkate alındığında ; sanığın olay günü katılanı yağmaladığına ilişkin katılanın çelişkili soyut beyanı dışında, hükümlülüğe yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 nolu parağrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli, 2022/520 Esas ve 2023/1008 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 nolu parağrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.10.2025 tarihinde karar verildi.