Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20273 E. , 2025/6014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2045 E., 2023/1976 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20273 E. , 2025/6014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2045 E., 2023/1976 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2022 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/263 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 168/3-2. cümle, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2022/2045 Esas, 2023/1976 Karar sayılı kararı ile; Katılanın eski erkek arkadaşı olan sanığın olay tarihinde saat 18:00 sıralarında evine gitmekte olan katılanı görünce yanına gidip rızası olmadığı hâlde tehdit içeren sözler sarf ederek evine girmesi ve devamında yüzüne yumruk atıp evden aldığı meyve bıçağı ve çatalı doğrultarak tehdit etmek suretiyle katılanın çantasında bulunan 750 TL parayı yağmalaması şeklinde gerçekleşen somut olayda, katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanına göre sanığın yaklaşık 1,5-2 saat evde kaldıktan sonra evden ayrıldığının, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde gece vakti 19:29'da başladığından oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğinin ve bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 149/1. maddesinin (h) bendinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, konutta ve silahla işlenen yağma suçu nedeniyle ilk derece Mahkemesi'nce temel cezanın 10 yıl 6 ay olarak belirlenmiş olması gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 149/1. maddesinin (a) ve (d) bentleri yanında koşulları oluşmadığı hâlde (h) bendi ile de uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, tayin ve takdir edilen temel ceza ile somut olay arasında sanık aleyhine bir nispetsizlik bulunmaması nedeniyle bahsi geçen husus sonuca etkili görülmemiş ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığında 7 yıl olması gereken sonuç cezanın sanık lehine hesap hatası yapılarak 6 yıl 12 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi gereğince duruşma açılması nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemlerinin sanığın savunma hakkının ihlal edildiği, dosyada sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığı, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu,, sanığın beraatına karar verilmesi ya da sanık lehine tüm yasal ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında Mahkemede gösterilen teşdit gerekçesi ile sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu ve diğer temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2022/2045 Esas, 2023/1976 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.