Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20368 E. , 2025/6331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/702 E., 2023/1289 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile birlikte işyerinde silahla yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nite
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20368 E. , 2025/6331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/702 E., 2023/1289 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile birlikte işyerinde silahla yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/702 Esas, 2023/1289 Karar sayılı kararının, katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; istinaf kararının kanun yolu hatırlatma kısmında ve katılanlar vekiline yapılan tebligatta 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesi uyarınca temyiz sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz isteminin reddolunacağı ihtarı ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtaratının bulunmadığı, kanun yolunda yanıltma nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiğinden bu husustaki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2020/78 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılanlara yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2022/702 Esas, 2023/1289 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılanlara yönelik nitelikli yağma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri incelenerek, sanık ... hakkındaki hükümden "tekerrür uygulamasına ilişkin A bendinin 7. Fıkrasının tamamı" çıkartılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında yer alan Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/45 Esas, 2014/84 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2 maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği ve bu ilam nedeniyle mükerrir olduğu anlaşılmakla; sanığın TCK'nın 58/6-7 maddeleri gereğince mükerrir sayılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," fıkrası eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 303/1 ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Müvekkilinin müşteki ... ile 2013 yılında ... ilişkisi yaşadığını, müştekinin kardeşi ...'ın 2011 yılında cep telefonu dükkanını devralması nedeniyle aralarında hukuki alacak ilişkisinin oluştuğunu, müvekkili olan sanığın ceza infaz kurumuna girmesi nedeniyle iletişimlerinin kesintiye uğradığını, müvekkili olan sanığın müştekinin kardeşi ... ile olan alacak ilişkisinden dolayı müştekinin dükkanına gittiğinde hiçbir şekilde hakaret, yağma, tehdit veya başkaca suç teşkil edecek eylemlerde bulunmadığı, müştekilerle birlikte çay içip muhabbet ettiğini, suça konu olduğu iddia edilen 4 adet abiye kıyafeti ve çiçeği de müştekinin kendi rızasıyla müvekkile teslim ettiği, buna rağmen müştekinin olay yerine kolluk ekiplerini çağırdığını, müvekkili olan sanığın müsnet suçu işlediğine yönelik müşteki ve tanık beyanları dışında şüpheye mahal vermeyecek somut ve yeterli delil bulunmamasına rağmen müvekkil hakkında atılı suçlardan hapis cezasına mahkumiyet hükmü kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın müştekilerin iradelerini etkileyecek, objektif korkutucu niteliği haiz, maddi veya manevi zorlama veya korkutma olarak nitelendirilebilecek bir eyleminin mevcut olmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların “Hakaret,Silahla Birden Fazla Kişi Tarafından Konutta, İşyerinde veya Eklentelerinde Yağma, ,Silahla Birden Fazla Kişi Tarafından Konutta, İşyerinde veya Eklentelerinde Yağmaya Teşebbüs” suçunu işleyip işlemediğine dair yeterli inceleme yapılmadığı, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine göre; sanığın 30.01.2017 günü ve 31.01.2017 günü 10.000,00 TL parayı yağmalama kastıyla katılanlara ait işyerine yanında sanık ... ile birlikte gittiği, 30.01.2017 günü katılanları ölümle tehdit ederek ederek 10.000,00 TL para istediği ve devamında beş adet abiye ve bir adet hediye çiçeği yağmaladığı, sanığın 31.01.2017 günü saat 13.00 sıralarında katılanlara ait işyerine gittiği, yine katılan ...'i ölümle tehdit ederek 10.000,00 TL para istediği, katılan ...'in işyerinden kaçması üzerine sanığın peşinden koşarak silah teşhir ettiği, katılan ...'in adli merciilere giderek şikeyetçi olduğu, aynı gün saat 16.40 sıralarında sanık ... ve ...'in tekrar katılanlara ait işyerine geldikleri ve 10.000,00 TL para istedikleri, katılan ...'in polisi araması üzerine sanıkların yakalanarak gözaltına alındıkları şeklinde gelişen olayda; sanığın yağma kastını 10.000,00 TL paraya özgülediği, 30.01.2017 günü 1.500,00 TL değerinde beş adet abiye ve bir adet çiçek yağmaladığı, 31.01.2017 tarihli olayda ise yine 10.000,00 TL para istediği ancak herhangi bir para veya mal alamadığından kastın 10.000,00 TL paraya özgülenmesi nedeniyle sanığın eylemlerinin tek bir yağma suçunu oluşturacağı anlaşıldığından bu hususta tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş, katılan ...'in aşamalarda sanığın 31.01.2017 günü saat 13.00 sıralarında gerçekleşen olayda silah gösterdiğini beyan ettiği, tanık ...'nın ise kolluk beyanında ve çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan kovuşturma aşamasındaki beyanında 31.01.2017 günü saat 13.00 sıralarında gerçekleşen olayda sanık ...'da tabanca olduğunu beyan ettiği, her ne kadar sanığın 31.01.2017 günü saat 16.40 sıralarında tekrar katılanlara ait işyerine gelmesi üzerine yapılan yakalama ve üst arama işleminde üzerinde silah bulunamadığı tespit edilmiş ise de, katılan ve tanık beyanlarında silah kullanımın aynı gün saat 13.00 sıralarında gerçekleşen olay sırasında olduğunun ifade edilmesi karşısında, sanıklar yakalandığında üzerlerinde silah bulunmamasının olay sırasında silah kullanmadığı sonucunu göstermeyeceği, sanığa iftira atmalarını gerektirir somut bir sebep bulunmayan katılan ve tanığın olayın hemen sonrasında verdikleri beyanlarına itibar edilmesi gerektiği anlaşıldığından bu hususta da tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanık hakkında katılanlara yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonucunda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri resen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.06.2025 tarihinde karar verildi.