İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/20443 Karar: 2025/9071 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/20443 K.2025/9071

6. Ceza Dairesi 2023/20443 E. , 2025/9071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1336 E., 2023/1472 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/20443 E. , 2025/9071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1336 E., 2023/1472 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/20443 E. , 2025/9071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1336 E., 2023/1472 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2022/87 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 29/1, 62/1, 53, 58... . maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstinaf Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.09.2023 tarihli ve 2023/1336 Esas, 2023/1472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d. maddesi uyarınca, müsadere ve tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan yapılan yargılama sonucunda, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2018/55 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2020/2581 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararında özetle "A-Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, sanıkların savunmaları ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre olay sırasında birbirlerine yönelik karşılıklı eylemler sergileyen sanıklar hakkında hangi gerekçeyle haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nin 34... , 230. maddelerine aykırı davranılması, B-Kabul ve uygulamaya göre; 1-Oluşa ve dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının kesin olarak tespit edilememesi halinde sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanık ...'in savunmaları, tanık İbrahim'in beyanları ve dosya içerisinde bulunan görüntü inceleme tutanağı ve Dairemizce izlenen dosyada mevcut CD'de yer alan CH02-20171112-152000-153059 ibareli kaydın 15:26: 08... :26:16 aralığındaki görüntülere göre, görüş ve atışla ilgili bir olumsuzlukla karşılaşmayan sanık ...'in ateş ettiği yer, mağdur sanık ...'in bulunduğu yer, aralarındaki yakın mesafe, mağdur sanık ...'in isabet almaması, sanık ...'in silahı sol elinde tutup sağ elinde bıçak tutması birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya içeriğine, olayın oluş ve gelişimine göre sanık ...'in eylemleriyle dış dünyaya yansıyan kastının mağdur sanık ...'i öldürme veya yaralama olmadığı, sanığın eyleminin bir bütün olarak silahla tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğu gözetilmeden suçun hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Adli sicil kaydına göre Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2016 tarih, 2016/228 Esas, 2016/503 Karar sayılı ilamı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşılan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması," şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 289/1-f. maddesi gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 24.03.2023 tarihli kararı ile; sanığın nitelikli tehdit suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.09.2023 tarihli ve 2023/1336 Esas, 2023/1472 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin anılan karara yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2018/55 Esas, 2020/164 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2020/2581 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, genel olarak sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen ve 5 yılı aşmayan mahkumiyet hükümlerinin esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve sanığın temyiz imkanının ortadan kaldırıldığı, oysa bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkumiyet hükmünün verilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca verilen kararın temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamının, sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabildiği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele, tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2020/2581 Esas, 2022/331 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2022/87 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, değişik gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla