Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20900 E. , 2024/614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/944 E., 2023/1804 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20900 E. , 2024/614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/944 E., 2023/1804 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2021 tarihli ve 2021/22441 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 53/1, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2021/392 Esas ve 2022/446 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d, 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/944 Esas, 2023/1804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Görgüye dayalı tanık beyanı olmadığına, 2. Şüpheden sanığın yararlanacağına, 3. Katılanın şikâyetten vazgeçtiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suç tarihinde sanığın katılanın gayrı resmi eşi olduğu, aralarında problem bulunduğu, katılanın evden ayrılıp dayısının evinde kaldığı, dayısı ...'nin tarafları barıştırarak katılanı sanığın evine götürdüğü, bir araya gelince katılan ve sanık arasında konuşma sırasında yine tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın eline geçirdiği bir hortumla katılanın vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı ve iddiaya göre sanığın darp sırasında katılanın boğazındaki altın kolyeyi alarak evden kaçtığı, eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın ''...........suçlamayı kabul etmem. Mağdure de benim gibi Türkiye'den göç etmiş Suriye vatandaşıdır, halamın kızıdır. Olay tarihinden önce Türkiye'de imam nikahıyla evlenmiştik, müşterek bir çocuğumuz da bulunmaktadır. Aramızda olay tarihine yakın dönemlerde sorunlar vardı, anlaşmazlıklar yaşıyorduk. Olay günü mağdurenin dayısı olan ... aramızdaki sorunları gidermemiz için bizi bir araya getirdi, oturup konuştuk. İddia edildiği gibi mağdurenin dayısı bizi bir araya getirdiğinde kendisine fiziki şiddet uygulayıp boynunda takılı kolyeyi yağmalamış değilim. Dayısının bizimle konuşmasından sonra 2 ay daha evliliğimiz sürdü ancak 2 ay sonra bana beni boşa diyerek terk etti, halen başkasıyla evlidir, müşterek çocuğumuza da ben bakıyorum. Mağdurenin dayısı ... hakkında soruşturmalar yürütülen cezaevine girip çıkan bir şahıstır. Mağdurenin benim kendisini yağmalamam konusunda aklına bu şahsın girdiğini düşünüyorum........'' beyan eden savunması dosyada mevcuttur. 3. Katılanın basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek nitelikteki yaralanmasının olduğu Adli Tıp Kurumu doktor raporu dosyada mevcuttur. 4. Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki sanık ile aralarında anlaşmazlık olup bir süre ayrı kaldıklarına ilişkin beyanları dosyada mevcuttur. 5. Tanık A. E.'nin görgüye dayalı olmayan beyanları dosyada mevcuttur. 6. Katılanın 12.10.2023 tarihli şikâyetten vazgeçme dilekçesi dosyada mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, Somut olayda; Katılan ve sanık arasında ayrılık olduğu, katılan ve sanığın tartışarak katılanın evi terk ederek babasının evine gittiği, katılanın dayısının aracı olması üzerine taraflar tekrar bir araya geldiklerinde konuşma sırasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın eline geçirdiği bir hortumla katılanın vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı ve katılanın darp sırasında sanığın boğazındaki altın kolyeyi aldığını iddia ettiği ancak; sanığın aşamalarda darp sırasında katılanın boğazındaki altın kolyeyi aldığına dair suçlamayı inkar etmesi, katılan ve sanık arasında önceden beri husumet olması, katılanın soyut iddiası ve katılanın dayısı tanık A. E.'nin görgüye dayalı olmayan beyanları karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2 nci maddesinde düzenlenen yaralama suçunu oluşturduğu nitelikli yağma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/944 Esas, 2023/1804 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Nitelikli yağma suçundan tutuklu bulunan sanığın tutuklu kaldığı süre ve bozma sebebi göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesi için Adana Cumhuriyet Başsavcılığına (Adana 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu) yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.