Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/2423 E. , 2025/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3188 E., 2022/1971 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Esastan Red, D. Esastan Red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama, Bozma Sanık ... hakkında kur
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/2423 E. , 2025/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3188 E., 2022/1971 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Esastan Red, D. Esastan Red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama, Bozma Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında bulunan temyiz kapsamındaki suçlardan olmadığı bu sebeple katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2.Sanık ... hakkında hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3.Sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; A.Katılanın suç tarihinden önce eşinden boşanan baldızı ...a ilgi duymaya başladığı ve bunu belirten mesajları farklı tarihlerde gönderdiği, ...'nin bu durumdan rahatsız olduğu katılanın en son cinsel organının fotoğrafını göndermesi üzerine ...'nin durumu uzaktan akrabası olan ve suç tarihinden sonra evlendikleri sanık ...'e anlattığı, sanık ...'in önce olayı diğer sanığa anlattığı sonrasında ...'ye ait telefondan katılana kendisinin de ilgi duyduğunu akşam buluşmak istediğine dair mesajlar gönderdiği, bunun üzerine katılanın Hendek ilçesinden yola çıkıp gece vakti ...'nin yaşamakta olduğu ... ilçesine gittiği bir süre ...'ye ait evin yakınında beklediği sonrasında eve çıktığı, içeride sanık ...'i gördüğü geri kaçamadığı, sanık ...'in ...'nin kardeşi olan diğer sanık ...'a eve gelmesini söylediği sanık ... eve geldikten sonra her iki sanığın katılanı yanlarına alarak sanık ...'in dedesine ait Hendek ilçesi Dikmen yaylasındaki boş eve götürdükleri burada katılanı demir sopa ve keserle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları ardından cebinde bulunan cep telefonunu aldıkları ve olayın sabahında katılanı evinin önüne götürerek serbest bıraktıkları olayda; Katılanın cep telefonundan başka bir şeyinin alındığına dair herhangi bir iddiasının olmadığı gibi sanıkların olayın hemen ardından telefonu iade etmeleri karşısında yağmalama kastıyla hareket ettiklerinin açıkça tespit edilemediği, sanıkların gerçeği gizlemelerinin kasıtlarını değiştirmeyeceği ve aleyhlerine yorumlanamayacağı gözetilmeden beraat kararı verilmesi yerine mahkümiyet hükmü kurulması, B.Sanık ve suç arkadaşının katılanı yanlarına alıp araçla yayla evine götürdükten sonra 14.02.2020 tarihli adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde katılanı yaraladıkları bir süre evde tutup sonrasında soruşturma başlamadan önce evinin önüne götürerek serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlığın uygulanma koşullarının olayda oluşmadığı gözetilmeden, söz konusu hükmün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, C.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, yağma suçuyla ilgili bozmanın sanık ...'a sirayetine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozmaya yönelik kısım için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçuna yönelik olarak kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Katılan ...'ın, eşinden boşanmış olan baldızı ...a ilgi duyduğu ve olay tarihinden önce cep telefonundan bu durumu belirten mesajlar gönderdiği, son olarak da cinsel organının fotoğrafını çekerek mesaj olarak ilettiği, bu durumdan rahatsızlık duyan ...ın durumu daha önceden tanıdığı ve arkadaşı olan sanık ...'e anlattığı, ...'in durumu diğer sanık ...'a aktardığı, Birlikte yaptıkları plan uyarınca ...ın cep telefonunu kullanarak; "kendisinin de ilgi duyduğunu ve buluşmak istediğini belirten mesaj göndermesi üzerine katılan ...'ın Hendek ilçesinden katılanın ikamet ettiği ... ilçesindeki evine gittiği, eve girince sanık ...'in de evde olduğunu gördüğü ve tekrar çıkıp kaçmak istediği, ancak kaçamadığı, sanık ...'in daha önce anlaştıkları gibi ...'nin kardeşi olan diğer sanık ...'ı telefonla arayarak "kafese düştü eve gel" şeklinde bilgilendirdiği, ...eve gelince de her iki sanığın katılanı zorla yanlarına alarak sanık ...'in Hendek ilçesi Dikmen Yaylasındaki boş ve götürdükleri, burada katılanı zorla alıkoyup keser ve demir sopalarla darp ettikleri, üzerinde bulunan cep telefonunu zorla aldıkları ve olay günü sabahına kadar bu evde zorla tuttukları, sabah olunca katılanı tekrar Hendek ilçesine götürüp evinin önüne bıraktıkları, katılan ...'ın polis merkezine gidip şikayette bulunduğu ve olayı sıcağı sıcağına bu şekilde anlattığı, şikayeti takiben polis merkezine gelen sanıkların katılandan zorla aldıkları cep telefonunu teslim ettikleri; polis merkezinde olayın hemen akabinde alınan ifadelerinde de bu telefonu katılan ...'ın ...'nin evinde düşürmüş olduğunu ve orada bulduklarını söyledikleri, katılanın cep telefonunun üzerinden zorla alındığını belirtmesi ve ısrarcı olması üzerine cep telefonuna ilişkin HTS ve sinyal kayıtlarının araştırılması üzerine de, suça konu cep telefonunun olay gün ve saatinde olay yeri olan Hendek ilçesindeki ... yaylasından sinyal verdiği yani sanıkların bu telefonu ...'nin ... ilçesindeki evinde düşürmüş olduğuna ve oradan alarak polis merkezine getirdiklerine dair suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarının da yalan olduğunun açıkça tespit edildiği, Bu duruma göre silahla birden çok kişi tarafından konutta ve geceleyin işlenen nitelikli yağma suçunun sabit olduğu ve unsurları itibarı ile oluştuğu gözetilmeden, usul ve yasaya uygun olarak mahkeme kararının tebliğname doğrultusunda onanması gerekirken yağma suçunun unsurları itibari ile oluşmadığından bahisle bozulması gerektiği yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.